Faiz ve Ekonomik Gelişme Arasındaki İlişki

Konu, 'Gayrimenkul Sohbetleri' kısmında Niko tarafından paylaşıldı.

  1. Niko

    Niko Yönetici

    Modern ekonomilerde faiz yoktur. Yani vardır da % 1 ve altında ifade edilir, bizdeki gibi yıllık % 14'lerde değildir. Yüksek faiz olsun isteyenleri anlamak güç. Banka mevduatında parası olan faizler düşmesin diyor çünkü oradaki faiz gelirinin reel gelir olduğunu düşünüyor. Parasının enflasyon karşısında değer kaybetmemesi faizlendiğinin farkında değil. Bu şekilde para kazandığını sanıyor. Faizlerin düşük olması insanların daha rahat borçlanmasını, daha rahat harcamasını, yatırım yapmasını sağlar. Harcama yapan ve tüketen bir toplum ekonomiyi büyütür. Kobiler, esnaflar işine yatırım yapar. Altyapı üst yapı yatırımları hızlanır. Kriz riski azalır, yaşam konforu artar, yüksek faiz ile yüksek gelir elde eden aracı kurumlar bu gelirin bir kısmını paylaşmak zorunda kalır.
     
  2. emeltulun

    emeltulun Yeni Üye

    Gelişmiş ekonomilerde çalışan sistemlerin bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için geçerli olması pek olası değil. Gelişmiş ekonomilerde yüksek tasarruf mevduatları söz konusu ve bu para gidecek yer bulamıyor. Faiz düşük olunca dolaşıma giriyor ve yatırıma dönüyor. Bizde 2008 yılında kadar yüksek faiz geçerli idi ve ekonominin temelde büyüme sebebini bununla açıklayabiliriz ancak.
     
  3. Ekonomileri sıkıntıya sokan reel faizdir. Enflasyonist ortamda Enflasyon yıllık % 12 iken faiz % 14 ise buradaki reel faiz % 2'dir % 14 değil. % 2 reel faiz de bence kabul edilebilir bu ekonomik şartlarda. Enflasyonu aşağı çekmek için de vergilere bakmak ve belki bir miktar aşağı çekmek gerekebilir. O zaman da ülke dış ticaret açığının büyümesi tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Yani üretip sattıklarımız, ithal edip aldıklarımızdan daha düşük kalacak, bu da borçlanmayı gerektirecek. Yani bir çok parametre var ve göründüğü kadar kolay değil.
     
  4. Admin

    Admin Admin Yetkili Kişi

    Avrupada negatif faiz konuşuluyor, modern ekonomilerde faizlerin düşük olması gerekir, tabi iktisadım temel kuralını atlamadan; "ceteris paribus"
     
  5. deligönül

    deligönül Yeni Üye

    Enflasyon ile faizin ilişkisi malum. Reel faizler şu anda %1 civarında, bu oran makul kabul edilebilir, çok yüksek değil. Asıl yüksek olanlar ticari kredi oranları ve tüketici kredisi diye geçen ihtiyaç kredileridir. Bunların hem vadesi kısa hem de oranları yüksektir. Devlet bu oranları düşük tutabilmek ve insaların yatırım için borçlanmalarını sağlamak için kamu bankalarını kullanıyor. Kamu bankalarının yıl sonunda görev zararı yazma ve bunları kamudan tahsil edilen vergilerle kapatılma lüksü var, özel bankaların böyle bir lüksü yok. Kamu bankalarının da rekabetçi olmak ve kar etmek gibi bir dertleri var ama söylediğim gibi ellerinde sihirli bir değnek de var kamu gibi. Hükümet tarafında söylendiği gibi Yüksek faizin enflasyona neden olduğu tezi doğru değildir. Zira enflasyon bir sonuçtur sebep değil. Bir de enflasyon ile mücadele etmenin tek yolu faizi düşürmek de değildir, bu sadece tek bir enstrüman. Diğer yandan döviz kuru daha çok etkiler faizi, zira üretim sektörü neredeyse ithal mallarla dönüyor, dövizin artışı bu maliyetleri ve fiyatları direkt olarak etkiliyor. Enflasyonu tetikleyen en önemli unsur budur.
     
  6. furkan

    furkan Yeni Üye

    Ekonomide Malezya Modeli diye bir model olmalı. 1997 yılındaki Asya krizinde ilk toparlanan ülke Malezya. Malezya parası devalüe olmuş ve dolar kaşısında 2,5 kat değer kaybetmişti. Uluslararası Para Fonu IMF destek olmak istemiş Malezya Hükümeti reddetti. 2008 yılındaki küresel ekonomik krizde de Türkiyede de IMF baskısı vardı, Hükümet kendileri ile anlaşma yoluna gitmedi. Faiz oranlarının indirilmesi genel ekonomik genişliği ve yatırımların artmasını sağlar. Ben faiz indirmeye yönelik politikaları doğru buluyorum.
     
  7. dilaönen

    dilaönen Yeni Üye

    Serbest Piyasa Ekonomisinin yürürlüğe girdiği 1989 yılından beri Türk Lirası dünyadaki en yüksek faizi veriyor. Eğer bu durum ekonomiye faydalı bir şey olsaydı şu anda bizden sonra ekonomik reform yapan ülkelerin gerisinde olmazdık. Modern ekonomilerin tamamında faiz oranları çok ama çok düşük seviyelerde, ben de düşük tutulmasından yanayım açıkçası.
     
  8. cemboduroğlu

    cemboduroğlu Yeni Üye

    Tamam Hocam faiz düşsün de kuru ne yapacağız. Faizi düşürmek senin elinde diyelim (Merkez Bankası özerk olsada) dövizi kontrol edemediğin sürece ne anlamı var. Kuru suni olarak baskıladın diyelim yabancı yatırımcıyı nasıl kontrol edebileceksin? Yani bu tip durumlarda makas ters açılırsa bu işin maliyetlerine neden sadece gariban ve yerli yatırımcı katlanıyor?
     
  9. barkley

    barkley Yeni Üye

    Üretim sıkıntısı olan bir ülkeyiz, hammadde ve bir çok konuda yurtdışına bağımlıyız. Bağımlı hoş bir tabir değil ama küresel bir yapı var diyelim. 2011 yılında aylık konut faizi sübvansiyonsuz, blokesiz 0,60 ları gördü, ama bu durum enflasyonu durdurmadı. Çünkü borçlanma kolay olunca tüketim artıyor ve talep enflasyonu tetikliyor. 2013 yılında baskılanan dolar 1,6 dan 2,4'e çıktı, bu da bir sebep değil bir sonuçtu. Ekonomin kırılgansa iktisadi araçlarla bir yere kadar yönetebilirsiniz, ekonominin sağlıklı yönetimi.
     
  10. gözdetunçer

    gözdetunçer Yeni Üye

  11. Admin

    Admin Admin Yetkili Kişi

    Konut kredileri sektörün en önemli enstrümanı. Kredi faiz oranları direkt olarak konut satışını ve fiyatını etkiliyor. Ancak bu kredileri mevcut bankalarımız kendi öz sermayesinden mi, yada kendi aktifinden mi finanse ediyor, yoksa dışarıdan bulduğu fonları yurt içinde mi satarak mı kullanıyor. Eğer bu kaynak dışarıdan geliyorsa bunun adı dış borçlanma oluyor haliyle. Sektörde uzun süredir sıkıntı var ve sadece faizlerden kaynaklanmıyor, sektörün kar marjları konusunda öz eleştiri yapması gerekiyor. 1 koyup 23 alma işi matematiğin doğasına aykırı. Ancak söylediğim şey müteahhitlerden ziyade arsa sahipleri ve rant ekonomisinden beslenenler için geçerli.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş