Koçluk Hakkında Bilmeniz Gerekenler

#1
Herkese merhaba. Bugün mesleğim ile ilgili bir konuda sizi bilgilendirmek istedim. Ben psikoloji bölümünü bitirdim ve uzun yıllar boyunca psikolog olarak çalıştım. Daha sonra meslekten sıkıldım sanırım bilmiyorum, ara vermek başka alanlara yönelmek istedim. Yaşam koçluğu, eğitim koçluğu gibi alanlar ilgimi çekti. Sonrasında biraz araştırma yaptım ve hangisini istediğime karar vererek o alanda eğitim almaya başladım. Yaklaşık bir yıldır yönetici kurumsal koç alanında ilerliyorum. Sektöre girince farkettim ki (bence çoğu sektörde vardır bu durum), bu alanda hiç bir eğitim almamış kişiler bile bir şekilde kendilerini yaşam koçu, yönetici koçu veya beslenme koçu gibi tanıtabiliyor. Bu tür insanlara kanmamak gerekir. Sadece bu alanda eğitim almış kişilerden destek almalıyız. Bu konuda daha iyi bilgi sahibi olmanız için kısa bir yazı paylaştım. Sizin veya çevrenizde bu tür insanlara denk gelmiş insanlar varsa deneyimlerinizi yorumlarda paylaşınız :)

İyi Bir Koç Nasıl Olmalıdır?

Profesyonel koçluk yönetim, işletme, sosyal ve klinik psikoloji gibi pek çok alanı içeren bir eğitimi gerektirir. Gözlemlemek, teşhis etmek, eşlik etmek ve özerklik kazandırmak gibi teknik yeteneklerin yanı sıra insan ilişkilerine yatkınlığı da gerektirir. Başarılı bir koçluk sürecinde gözlemlemek ve dinlemek, teşhis koyma ve eşlik etme için ilk adımdır. Yalnızca söylenenleri duymak değil, sözlerin dışında sözsüz iletişim ve genel davranışı değerlendirmeye alabilmek koçun özellikleri arasındadır.
Teşhis kişi üzerinde olmaktan çok, durum ve problemle ilgilidir. Üç düzeyde değerlendirme yapmayı gerektirir: Bireyin davranışı, gelişme potansiyeli, bireyin alışılagelmiş davranışı ve problem durum arasındaki ilişki. Burada soru sorma, yüzleştirme, harekete geçirme, izin verme gibi psikoterapi tekniklerinden yararlanılır. Eşlik etmek, bireyi "işletme, birey ve koç" üçgeninde ele almaktır. Koçun görevi işletmenin amaçları, kültürü çerçevesinde bireye eşlik etmektir. Bu bağlamda sosyal psikoloji, işletme ve yönetim bilgisi önem taşır.
İyi bir koç, her şeyden önce sabırlı olmalı, dinlemeyi bilmeli, dikkatli ve hafızası güçlü olmalıdır. Olayları farklı açılardan algılayabilmeli ve olaylara dışarıdan bakabilmelidir. Olumlu bir tutum içinde karşı tarafı yüreklendirebilmelidir. Gücünü dengelemiş ve karşı tarafın gücünü kullanmasına izin veren bir tavır içinde olmalıdır. Tüm bunları yapabilmesi için benlik bilinci yüksek olmalıdır; daha önce kendisinin böyle bir çalışmadan geçmiş olması gerekir.
Birinci alan, işletmenin genel olarak ele alınmasını içerir: Üst yönetim, personel, hisse sahipleri veya finansal destek sağlayan kurumlar, tedarikçiler, müşteriler. Burada hedeflenen, işletmeyi genel bir tablo hâlinde görmektir. Koçluk sürecinde yöneticiden her bir unsurun ne kadar tatmin edici olduğunu değerlendirmesi istenir. Böylelikle sorunun nerede, nasıl yaşandığı üzerinden düşünmeye başlanır. Koçun sorularıyla problemin kaynağına inilmeye çalışılır.

İkinci alan yöneticilerin yetenekleri ile ilgilidir. Yaratıcı, çevresine tepki verebilen, yetki devredebilen, kendini motive edebilen, stresiyle başa çıkabilen yöneticilerin daha etkili oldukları araştırmalarca saptanmıştır. Aksi hâlde eksiklikler güç kullanımı ile telâfi edildiğinde astların motivasyonu düşmekte veya iletişim problemleri yaşanmaktadır. Aynı yukarıda olduğu gibi koçluk sürecine başvuran yöneticiden bu yeteneklerini değerlendirmesi istenir. Bununla birinci alandaki değerlendirme arasındaki bağlar yönetici ile birlikte incelenir.
Üçüncü alan işletmedeki yönetim stili üzerinde durur. Bu modelde yöneticilerin başvuracağı yedi yönetim tarzı mevcuttur:
Müdahaleci yönetim tarzı: Yönetici astına bir görev verir ve bunun gerçekleştirilmesini izler, herhangi bir aksilikte anında müdahale edip doğru sonuca ulaşmayı sağlar. yönetici koçu bu bölümde devreye girecektir.
Ödül ve cezadan hareket eden yönetim tarzı: Yönetici bir görevin nasıl tamamlanması gerektiğini aktarır. Sonuca bağlı olarak ödüllendirir veya cezalandırır.
Amaçlara göre yönetim: Yönetici ne tarz bir sonuç elde etmek istediğini belirtir. Astlar sonuca ulaşılacak yolu bulur. Yönetici kontrol eder.
Zihinsel harekete geçirme: Yönetici bir hedef ortaya atar ve astların yaratıcılığına başvurur. Burada bir problemin çözülmesi de söz konusu olabilir.
Duygusal harekete geçirme: Yönetici herhangi bir sorunla ilgili olarak astlarının iyi niyetine, sorumluluk duygusuna, yardımseverliğine başvurur.
İşletmenin idealinden hareket eden yönetim tarzı: Yönetici verdiği görevin anlamını, işletmenin misyonu ve değerleriyle bağlantılı hâle getirir.
İyi performans gösteren işletmelerde personel işinden memnun ve güven içindedir. Üst yönetimin motivasyonu yüksek, stresiyle baş edebilir ve elde ettiği sonuçlardan memnundur. Bu durumda işletmenin idealinden hareket edilir.
 

Son gönderiler

Üst