Son Dönemde Projelere İlgi Olmaması

Konu, 'Gayrimenkul Sohbetleri' kısmında kenan komutan tarafından paylaşıldı.

  1. kenan komutan

    kenan komutan Yeni Üye

    Geçtiğimiz 6 aylık dönemde o kadar reklama rağmen projelere ilgi yok, satış zayıf, insanlar fiyattan bağımsız 2013-2014 yıllarındaki gibi konuta saldırmıyor, ev almıyor. Satış ofisleri boş, nedeni sadece ekonomik yada siyasi istikrarsızlık olarak mı açıklanmalı? Yoksa farklı sebepleri olabilir mi? Konutun ihtiyaç boyutu nerede kaldı? İnsanların endişelerini yada korkularını giderecek tedbirler alınamaz mı bu sektör için?
     
  2. LEVENTR

    LEVENTR Yeni Üye

    Türkiyede 600 bin adet tapu el değiştiriyor yılda. İstanbulda nüfus artışına göre her yıl 300 bin yeni konut üretilmeli. Bu maslow'un ihtiyaç hiyerarşisinde üst sıralarda yer alan barınma ihtiyacı için elzem. O nedenle bir talep var ve tamamen durmuş değil, satış oluyor ama istenilen ölçüde değil. Bunun bir çok nedeni var. Siyasi belirsizlik, ekonomik belirsizlik, ihtiyaca göre konut üretilmemesi gibi temel etmenleri sayabiliriz durgunluğun sebebi olarak. Satış ofislerinde kapıların kırıldığı 2008-2009-2010 gibi dönemler bir daha mümkün değil olmayacak. Müşteri değişiyor, o nedenle pazarlama, satış, üretim de değişmek zorunda. Konut müşterisi bilinçli müşteri, almadan önce kılı kırk yarar, araştırır, sorar öyle gelir. Eskisi gibi ne yapsak satılır dönemi geçti. Buna uymayan firmalar zorlanıyor zaten. Artık müşteri bir projeye gidip bilgi almak için yarım gününü ayırmak zorunda değil. Adam bakıyor telefonundan, kendisine hitap etmiyorsa gitmiyor, zaman kaybetmiyor. Durgunluğun geçici olduğunu umut edelim, yoksa ekonomik anlamda zor günler bekler ülkemizi.
     
  3. melik

    melik Yeni Üye

    2014 yılı sonunda fiyat artışları yavaşladı ve sonrasında durdu. 2016 yılında durgunluk nedeniyle de gerilemeye başladı. İster iskonto yaptılar diyin, ister kredileri sübvanse ettiler reel olarak fiyatlar geriledi. Dolar bazında bakarsanız oturup ağlamanız lazım ama dolarla bire bir karşılaştırmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Kira çarpanı bence doğru ölçüdür, İstanbul özelinde ortalama 220 ay, maksimum da 240 ay olmalı. Bu fiyatlar reel fiyatlardır, bunun üzerinde farklı parametrelerde değerlendirilmelidir.
     
  4. alihan

    alihan Yeni Üye

    Bir dönem çinli vatandaşlar avustralya'dan ev alıyorlar ve buradaki talep fiyatların yükselmesine neden oluyor diye avustralya hükümeti residential visa'sı olmayan yabancıların ev almasını izne tabi tuttu ve talebi sınırlamış oldu bir nevi. Yoksa kendi vatandaşlarının erişemeyeceği fiyatlara ulaşacaktı fiyatlar. Adamlar buna engel oldu. Bizim tarafta tam tersi, fiyatlar artsın diye uğraşıyorlar, nerede kaldı sosyal devlet anlayışı.
     
  5. fatihturan

    fatihturan Yeni Üye

    İngiliz vatandaşı da Londra'dan kendi geliri ile ev alamıyor, bence ölçü değil bu, yada ölçü bu olmamalı.
     
  6. salih

    salih Yeni Üye

    Gayrimenkul sektörünün durgunluğu aşması için reçeteyi veriyorum :)

    - Siyasi istikrar
    - Ekonomik istikrar (bu ikisi simitle çay gibi, birbirinden bağımsız düşünmeyiniz)
    - Mantıklı kira çarpanı
    - Mantıklı arsa fiyatları
    - Aylık 0,99'un altındaki faiz oranları
    - Rantsal değil mantıklı Kentsel Dönüşüm uygulamaları,
    - Rant oranı azaltılmış belediyecilik anlayışı,
    - Stabil bir döviz kuru (serbest piyasa ekonomisinde bunu nasıl yaparsınız onu bilmiyorum)
    - İstanbul dışında İstanbul'a alternatif cazibe merkezleri oluşturma (10-30 yıl zarfında)

    Afiyet olsun :)
     
    Admin bunu beğendi.
  7. fatihturan

    fatihturan Yeni Üye

    Durgunluğun bir çok nedeni var ama asıl neden faiz oranlarının yüksek olması. Faizler aylık 0,70 ler seviyesinde olursa yine ciddi bir hareket olacaktır. Aksi halde bu durgunluk Adnan Polat'ın da ifade ettiği gibi 2019'a kadar devam eder.
     
  8. Niko

    Niko Yönetici

    Beyaz yakalı ve sabit gelirliler şartlar uygun olduğunda her zaman yatırım yapar. Mevzu bahis şartlar faiz oranları,yatırım değeri, iş garantisi, mahalle baskısının olmaması, güvenli bir ülke ve gelecek beklentisi gibi temel yaşam beklentileri. Dövizin hareketli olması sabırsız yatırımcımız için daha cazip görünüyor, gayrimenkulde uzun süre sabır gerekiyor nihayetinde. Biraz da herkesin fedakarlık yapması gereken bir döneme girdik, arsa sahibi, müteahhit, bankalar, herp birlikte beklentilerini düşürecekler ve sektörü sürdürülebilir bir hale getirecekler.
     
  9. salih

    salih Yeni Üye

    Konut sektörü matematik hesabıdır, bu kadar net. Herkes hissiyatı ile konuşuyor. Bence ülke gerçeklerinden bihaber yorumlar kişinin ciddiyetini sorgulatıyor. Faiz ile enflasyon ilişkisinden bahsediyor adam faiz inince enflasyon düşer diyor, bu adamı nasıl ciddiye alacaksın. Faiz inince yatırım artacak diyor ama tüketimin de artacağını, bunun enflasyonu tetikleyeceğini bilmiyor aynştayn. Sen bu adama ne anlatsan boş.
     
  10. ender

    ender Yeni Üye

    İnşaat 300 civarında sektörü besleyen bir piyasa. Buradaki durgunluk diğer sektörlere ve ekonomiye ciddi zarar verir. Bu işin tarafları bir araya gelip mutlak suretle çözüm üretmeli. Stokların eritilmesi için ciddi fikirler üretilmeli. Bunun içerisinde borçların yeniden yapılandırması daha dahil faizlerin indirilmesi gibi radikal tedbirler alınması önemli.
     
  11. melik

    melik Yeni Üye

    Aslında herkes konutta balon olduğunu, fiyatların ve faizlerin yüksek olduğunu söylüyor ama sorsan ev almak ister kendiside. Bu bile bize durumu özetliyor aslında. Herkesin bir şekilde talep yarattığı piyasada konut enflasyonu ve fiyat artışları normal bence. Bir ara akaryakıt fiyatlarının yüksekliğinden dolayı bir hafta yakıt almayın bak nasıl düşecek diyen tipler vardı, ben bunu ona benzetiyorum. Yüksek fiyattan şikayet ediyor ve bir vesileyle fiyatın düşmesini istiyor, kriz olsun, balon olsun fiyat düşsün ben de alabileyim moduna giriyor, buna göre de fikir beyan ediyor. Analiz kasmakla olmuyor bu işler, öyle olsaydı ekonomistler zengin olmuş köşe yazısı yazarak para kazanmaya çalışmıyor olurdu.
     
  12. olcar

    olcar Yeni Üye

    Bence konut piyasasından ziyade ekonomik bir durgunluk söz konusu. Şu dönemde ödenmeyen çekler kadar hiç bir dönem yaşanmadığını söylüyor bankacılar. Yani hiç tahmin edemeyeceğiniz insanlar ödemelerini yapamıyorlar diyorlar. Eğer ülkemize, ekonomik ve siyasi istikrara güveniyorsak neden daha radikal adımlar atılmıyor. Yoksa gerçekten medyada yazılıp çizilen gibi değil mi durum, bir manüplasyon mu söz konusu?
     
  13. LEVENTR

    LEVENTR Yeni Üye

    Konut fiyatı ile faiz arasında ters orantı vardır, biri inerse diğeri çıkar. Şimdi dengesi bir durumla karşı karşıyayız, durgunluğu aşmak istiyorsanız faiz oranlarını aylık 0,69 yapın bakalım durgunlu falan kalıyor mu?
     
  14. kenan komutan

    kenan komutan Yeni Üye

    Teşekkür ediyorum cevaplar için. Ben de kendi gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Aslında sektör genel olarak bir fırsatçılık üzerine kurulmuş. Bu nedenle fırsat'ın zayıfladığı yerde sektör de duruyor. Arsa sahibi fırsatçı hayatının fırsatını kovalıyor, belediye fırsatçı bu işten nemalanmak istiyor, müteahhit fırsatçı vur-kaç yapmak istiyor, müşteri fırsatçı 3'e alıp 13'e satmak istiyor. Hal böyle olunca sağlıksız bir ekosistem ortaya çıkıyor. Adam lansmandan ev almış teslim almak yada borcunu ödemek gibi bir derdi yok, daha teslim edilmeden devirmek ve buradan para kazanmak istiyor, gerçekleşmeyince de arıza yapıyor. 1-2 projede yapmış ya, hep öyle olsun istiyor. Bunun sürdürülebilir bir düzen olmadığını anlamak istemiyor. Özetle hükümetler ekonomi ile gelir ekonomi ile gider, bunun farkında olduklarını düşünüyorum, o nedenle önümüzdeki dönemde yaratıcı tedbirler bekliyorum.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş