Türkiyede Gayrimenkul Sektörü ve Emlak Balonu

Konu, 'Gayrimenkul Sohbetleri' kısmında tarik tarafından paylaşıldı.

  1. canyanık

    canyanık Yeni Üye

    Dayım memur maaşı ile 1975 yılında Kartalda arsa alabiliyormıuş tek maaş ile, şimdi tek maaş ile tapu harcını ödeyemez.
     
  2. tanrıkut

    tanrıkut Yeni Üye

    1975 yılında şimdiki Vadiİstanbul'un olduğu yere kurt iniyormuş, gerçi şimdi de domuz iniyor pek bir şey değişmemiş :)
     
  3. cemald

    cemald Yeni Üye

    Yatırım biraz öngörü biraz şans işi. Zamanında taksi plakası alanların bu kadar değerleneceğini öngörmeleri pek mümkün değil. Bu durumun tek istisnası arazidir. Arazi mutlaka para kazandırır.
     
  4. cemkaya

    cemkaya Yeni Üye

    Üretim yapmayan bir toplumun sürdürülebilir bir ekonomik refah yaratması mümkün değildir
     
  5. deryaturan

    deryaturan Yeni Üye

    Gayrimenkul tek yatırım aracı değil, alternatiflere ve biraz da menkullere bakmak gerekir bence
     
  6. didemöz

    didemöz Yeni Üye

    Petrol bitince Araplar ne yapacak, 100 yıldır petrolle gidiyorlar, ya petrol bitecek yada petrole olan ihtiyaç, sonuç ne olacak?
     
  7. olcar

    olcar Yeni Üye

    Aslında serbest piyasa ekonomisinde isteyen istediğini yapar, ama devletin bu sektörü özel olarak teşvik etmesi haksız rekabet yaratıyor. Madem öyle, fabrika açana üretene de destek ver, balon yoksa zaten işler tıkırında demektir.
     
  8. subayf

    subayf Yeni Üye

    Türkiye ikinci ev sahipliği konusunda dünyada ilk sırada olabilir, bunu araştırmak lazım
     
  9. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Gayrimenkule değil de sanayiye ya da teknolojiye teşvik verilmesi önemli. Sanayi alanında da ciddi teşvik veriliyor. KDV istisnası gümrük vergisi muafiyeti vergi indirimi SSK prim desteği yatırım yeri tahsisi stopaj desteği faiz desteği gibi muhtelif kalemlerde teşvik veriliyor. Ancak ilk evini alacak vatandaşa teşvik verilmesi de önemli sosyal devlet anlamında.
     
  10. aksu84496

    aksu84496 Yeni Üye

    Madem sosyal devlet anlayışı var Neden tapu harcı alınıyor insanlardan hem de epey yüksek. Konut'tan neden KDV alınıyor neden vergi alınıyor. Gayrimenkul rantın gecekondunun Neden önüne geçilmiyor. Buna uygun düzenlemeler neden yapılmıyor.
     
  11. alatlı

    alatlı Yeni Üye

    Genel Proje satışlarını değil de ikinci el konut satışları Bence daha güvenilir bir veri. Proje satışlarında tapu verilmiyor inşaat firmaları vade yapıyor. Bugün yapılan bir tapu işlemi Birkaç yıl öncesinin satışı olabilir. O nedenle daha doğru bir istatistik için ikinci el satışlar baz alınmalı. 2014 yılında İstanbul'da Aralık ayında yani sadece bir ayda 13900 adet konut satış işlemi gerçekleştirilmiş. 2013 Aralık ayında 12700 adet konut satılmış ikinci elde. Bu dönemde gerçekleşen siyasi istikrarsızlık sebebi ile konut talebi düşmüş. Bu da bize gayrimenkul sektörünün siyasi istikrarla direkt alakalı olduğunu gösterir.
     
  12. alişanver

    alişanver Daimi Üye

    Ankara'da özellikle Keçiören ve Etlik tarafı memurların emeklilerin tercih ettiği bir bölge. Bu bölgeye gelişim akslarında olması nedeniyle ciddi yatırım alıyor. Fiyatlar bir yılda yüzde 25 civarında değer kazanıyor. Gaziosmanpaşa ve Kavaklıdere bölgesi Yüksek gelir grubunun tercih ettiği bir bölge. Yine bu bölge Ticaret ve iş merkezine dönüşüyor. Özellikle Kavaklıdere Gaziosmanpaşa'ya göre daha oturmuş bir bölge. Boş yer bulmak neredeyse imkansız satılık yada kiralık fark etmez. Çayyolu Ankara'nın yeni gelişen bölgelerinden düzenli yapılaşma oranı daha yüksektir. Lüks konutlar diğer bölgelere göre daha fazla. İlerleyen dönemlerde lüks gelir grubunun tercih ettiği bir lokasyon olabilir.
     
  13. alialat

    alialat Yeni Üye

    Gayrimenkul sektöründeki rant ve karlılık sanayi sektöründe yok, Ya da diğer sektörlerde. O yüzden her türlü meslek grubu İnşaat yapmaya çalışıyor. Kendi işinde böyle paraları kısa sürede kazanması mümkün değil. Vatandaşın bu sistemde para biriktirmesi mümkün değil. 10 yıl vadeli krediler sadece konut için geçerli. Hali ile vatandaş Tasarruf yapmak istiyorsa konut almak zorunda. İşte bu gayrimenkul sektörüne yönelik geliştirmek için verilmiş bir teşvik bir destek.
     
  14. alpay

    alpay Yeni Üye

    Ankara'da Çayyolu bence beklentinin çok altında gidiyor. Insanlar hedefledikleri primleri yakalayamadılar haliyle mutsuzlar. Ankara'da yatırımcısını mutlu eden lokasyonlar Eryaman ve Batıkent. Aslında Ankara Genel olarak Muadili şehirlerin gerisinde. Ne iş olanakları Ne nüfus Ne de herhangi bir cazibesi olmamasından dolayı. Ankara İstanbul'a kıyaslanamaz zaten ama İzmir'in bile çok gerisinde kaldı.
     
  15. anılpolat

    anılpolat Daimi Üye

    Ankara'nın bir Anıtkabir'i var kardeşim Bir de odtüsü. bunları alsan Kırşehir'den farkı kalmaz. Yaşamak için İstanbul Bursa Mersin Sinop İzmir gibi şehirleri tercih ederim.
     
  16. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Para karın olduğu yeri sever Dünyanın her yerinde böyledir. Tabii ki eğer para çağır gayrimenkulde ise yatırım buraya yapılacak. Adam zamanında şehir dışında yapmış olduğu fabrikanın Bir süre sonra şehir içinde kalması nedeniyle Projeye uygun hale geldiyse Tabii ki satacak ya da proje yapacak. Gayrimenkul fiyatlarının yükselmesinde Tek suçlu üretici firmalar değildir. Eğer üretilen konutlar satılmıyor olsa zaten fiyatlar yükselmez. Bu durumda da kimse konut işine girmeye cesaret edemez. Gayrimenkul sektöründe bir rant olduğu doğrudur. Devletin bu konuda belirli net Somut bir teşviği var mıdır. Devletin yaptığı gayrimenkul ağırlıklı olarak altyapı hizmetleri dir. Bu hizmetleri de sen ben kullanabilirim diye yapıyor. Devletin TOKİ ya da Emlak Konut kanalıyla arsa üretmesi de Bence mantıklı. Eğer o da olmasaydı Bence fiyatlar çok daha yüksek olurdu. Bir de yanlış bilinen bir konu var reklamları çok döndüğü için Tüm üretimi markalı projeler ya da firmalar yapıyor zannediliyor. Bunların toplam üretimdeki Payı yüzde on bile değildir.
     
  17. anılpolat

    anılpolat Daimi Üye

    Ev fiyatlarındaki Yükseliş yönündeki artış Türkiye'de çok net. Almanya'da son 30 yılda konut fiyatları negatif seyir göstermiş. 2008'den sonra artmış. Konut balonu diyenler Bence İspanya'ya bakmalı. İspanya Konut balonunun sözlükteki karşılığıdır.
     
  18. betülşanlı

    betülşanlı Yeni Üye

    Gayrimenkul rantını devlet desteklemiyor aksine Aldığın konut ya da arsan arazin değer kazanmışsa bundan gelir vergisi almaya çalışıyor. Geçmiş dönemlerde bu konuları Es geçtiler kabul ediyorum. Ama şu anda bu konuda oldukça hassas bir şekilde çalışıyorlar.
     
  19. ebrusağır

    ebrusağır Yeni Üye

    Bence problem evlerin primlenmesi ya da fiyatlarının artması değil. Ülke gelirinin büyük kısmını oluşturan bordrolu kesimin maaşlarının Enflasyonun altında kalması. Bu insanların hem kira ödeyip hem geçinip hem de ev taksidi ödemesi kolay değil. Benim memurum işini bilir diyorsanız o başka tabii.
     
  20. burakb

    burakb Yeni Üye

    Gayrimenkul sektöründe devletin ne desteği var diye yazmışlar, uzun süredir döviz baskılandığı özellikle düşük tutuldu. Faizler yine düşük tutuldu sübvanse edildi. Bu durumu insanları otomatik olarak gayrimenkule yönlendirdi. Çünkü gayrimenkul Rantından nemalanan ciddi bir kesim var ülkede. Son dönemde bu paydan Devleti'nde kendi payını istemesi normal bence. Haliyle kimse eski karları ve rantları beklemesin
     
  21. begümbektaş

    begümbektaş Yeni Üye

    Bizim gibi Doğulu toplumlarda arz ve talep devlet tarafından Manipüle edilebilir. Özellikle Medya kendi pozisyonlarını da dikkate alarak bu konunun bayraktarlığını yapar. Yakın tarihte yapılan açık oturumlara bakanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Ülkenin o anda neye ihtiyacı varsa o pompalanır. Iyimserlik kötümserlik Karamsarlık Ne lazımsa o. Şimdi ise Pembe Hayaller pompalanıyor. Konut uçacak kaçacak Emlak patlayacak Alan Yaşadı havası yaratılıyor. Ben sonunu pek hayırlı görmüyorum
     
  22. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Serbest piyasa ekonomilerin uygulandığı sistemlerde devlet belli konularda dikte edemez. Mantıklı da değil yani, Hem faizi baskılayacak hem dövizi ve kuru baskılayacak, Bu mümkün değil. Vergilerle belli oranda müdahil olabilir, onu da yapıyor zaten
     
  23. alatlı

    alatlı Yeni Üye

    Türkiye'de her sektöre teşvikler veriliyor. Sürekli olarak yeni değişiklikler ve iyileştirmeler yapılıyor. Bunu görmemek için kör olmak gerekir. Türkiye gelişiyor ve hızla değişiyor. Bunu da ıskalayan her alanda kaybeder. Milli gelir Neredeyse 4 katı artmış, Burada ev fiyatlarına artmasını tartışmak Çok doğru bir yaklaşım değil. Neyin fiyatı artmamış ki evin fiyatı artmayacak. İstanbul'da beyaz yakalı ortalama 5000 lira maaş alıyor. Bundan Birkaç yıl önce ne faiz oranları düşüktü ne de uzun vadeli konut kredileri vardı. Şimdi Birkaç dakikada 120 aya kadar vadelerle kredi kullanmak mümkün. Tüm bu sebepler bir araya geldiğinde konut fiyatlarının artması Makul ve mantıklı. Kabul edin Rahat edin.
     
  24. alişanver

    alişanver Daimi Üye

    Geçmişe dönük edinilen mal mülkle ilgili vergi sistemi değiştirilemez. Bu değişiklik çok ciddi yerlere gideceği için kabul görmez. Özetle değişikliği yapacaklar ya da yapması gerekenler bu değişiklikten mağdur olacakları için kabul etmezler.
     
  25. alialat

    alialat Yeni Üye

    Seçim zamanı yükselen gecekondulara devlet arazilerinin yağmalanmasına ne diyeceksiniz sonra bunların affedilmesini, elektrik, su doğalgaz, bağlanmasına altyapı götürülmesine? yıllar süren bu hırsızlığa kimsenin ses çıkarmamasına ne diyeceksiniz.bunlara dönük bir vergilendirme sistemi olur mu sizce.
     
  26. alpay

    alpay Yeni Üye

    Dolar bazında artan milli gelir TL ile maaş alan garibana yansımış mı?
     
  27. anılpolat

    anılpolat Daimi Üye

    Görmek isteyen görür kardeşim, bardağın sürekli boş tarafını görmek meziyet değil. Görmeyi de bilmek lazım.
     
  28. armağançelebi

    armağançelebi Yeni Üye

    Balon yok, ekonomi çoh eyi.
     
  29. arzukaya

    arzukaya Yeni Üye

    Doğru ya, eskiden ev mi vardı millet çadırda yaşıyordu, Avrupa Almanya hep bizi kıskanıyor, çekemiyor.
     
  30. battalçetin

    battalçetin Yeni Üye

    Ekonomi yada Gayrimenkul Sektörü kişiselleştirebileceğiniz ve buna göre yorumlayacağınız bir dal mı? Bu işin bir metamatiği bir istatistiği yok mu? Aynı sayfada herkes farklı şey söylemiş, bizim gibi küçük yatırımcının zaten kafası karışık, iyice çorba oluyor.
     
  31. bedirçelebi

    bedirçelebi Yeni Üye

    Ferah bir ekonomi için yüksek faiz İstemek kadar düşük faiz istemek de bir tercihtir bir görüşte. Bence serbest piyasa ekonomisinde iki görüşünde birbirine saygılı olması gerekir. yüksek Faizin memleket için avantajlı olduğunu düşünenler de olabilir zararı olduğunu düşünenler de olabilir sadece bir çek bir tek şey söylemek istiyorum modern ve büyük ekonomilerde faiz oranları ya tek hanelidir Tek hanenin de altındadır. teşekkürler.
     
  32. didemöz

    didemöz Yeni Üye

    İstanbul'da deniz, boğaz vs. birçok şey bulunduğu için fiyatları daha anlaşılırdır. Fakat bunların olmadığı Ankara'da 3+1 apartman dairesi 600 bin TL.
     
  33. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Asıl balon fiyatlar merkez dışındakilerdir. Ülke savaşa girmediği sürece de İstanbul'daki fiyatlar cazibe merkezi ve ekonomi başkenti olması sebebiyle yukarılarda gezecektir. Merkezdekiler de şişirilmiş fiyatlardır fakat durum arz-talep meselesi olduğu için alıcıları her zaman bulunur. Çünkü yüksek gelir grubundaki kişiler merkezde yoğunlaşırlar ve güzel yerlerde oturmak için gerekirse kiraya geçerler. Amerika'da dahi Teksas'ta fiyatlar yarıya inmişken Manhattan ülke ekonomisinin kalbi olduğu için fiyatları yükseltmiştir. Türkiye'de de aynı durum yaşanacaktır ve merkezdeki 5-6 tane ilçe dışında geri kalan ilçelerde balon fiyatlar düşecektir. Bugün de fahiş fiyatlara satılan uydu kent daireleri büyük oranda boştur. İnsanlar bunun yerine şehir merkezinde kirada oturmayı tercih etmektedir. Eğer bir kriz yaşanırsa merkez harici yatırım yapan inşaatçılar büyük darbe yerler ve bundan yan sektörler de etkilenip kriz daha yıkıcı bir hale gelir. Birileri inşaat çılgınlığına dur demeli ve insanları şehrin kalbindeki hayata entegre etmelidir.
     
  34. armağançelebi

    armağançelebi Yeni Üye

    Son 4-5 yıldır emlak balonu konusu gündemde olsa da fiyatlar hala düşmüş değil. Projelerin fiyatları düşse de daireler yok satıyor. Bu tamamen arz-talep meselesi. Talep arttığı için arz da bu kadar fazla. Son yıllarda ülkenin Ortadoğu'nun cazibe merkezi olması ve göçmen nüfusu sebebiyle de talep daha da artacak.
     
  35. hodor

    hodor Aktif Üye

    Seçim sonrası daireler müteahhit ve mal sahiplerinin elinde patladı bence. Seçim öncesi yenilenen ve 2+1 daire için istenen 1 milyon TL an itibariyle 700 TL'den Kadıköy'de alıcı bulamıyor. Benim gördüğüm şu ki fahiş karlar beklenen yatırımlar bir çöküş yaşıyor. Önümüzdeki 1 ayı öngöremezken kimse 4-5 yıllık kredi borçlarına girmez muhtemelen. Son derece amatör bir alıcı olarak benim yorumum şu; erken seçim, koalisyon gibi seçenekler doğrultusunda döviz patlayabilir ya da önümüzdeki 1 yıl içinde güven ortamı oluşmayabilir. Emlak firmalarındaki para akışı yavaşladığı için para ihtiyaçlarını karşılamak adına zararına olmasa da fiyatları düşürebilirler. Beklentim; bulunduğum semtte seçim öncesi 800 bin-1 milyon istenen dairelerin 400-600 bin TL'ye satılacak olması.
     
  36. betülşanlı

    betülşanlı Yeni Üye

    Bir sitede 350 bin TL'ye ev bakmıştım ve şu an aynı evler 450 bin TL. Masrafları düşersen 10 ayda kazanç 90 bin TL. Emlak balonu denilen olay bence göre hikaye. Bugüne kadar 99 depremi dışında emlak fiyatları İstanbul'da hiç düşmedi.
     
  37. aksu84496

    aksu84496 Yeni Üye

    Kentsel dönüşüm sebebiyle ev fiyatları da dahil olmak üzere her şeyin fiyatı arttı. 300-400 TL olan kiralar 1200-1500 TL'lere fırladı. Tabii daha yüksek ücrette olan kiralar da mevcut. Hal böyleyken insanlar nasıl oluyor da bu evleri alıyor? Kredi çekilse bile herkesin maaşı çok mu yüksek? Fiyatlar böyle olduğu sürece doğup büyüdüğümüz yerler sadece hayallerimizi süsleyecek.
     
  38. armağançelebi

    armağançelebi Yeni Üye

    Çığrından çıkmış bir durumdur. Uzun süre ev bakıp sonunda hayallerime, geleceğime, kazancıma ipotek koyarak ev aldım. İstanbul'da merkezi bir yerde oturup işinize rahat gitmek istiyorsunuz fakat 400 bin TL'nin altında ev yok. 20 sene önce arsa fiyatına alınan evlere 700 bin TL fiyat biçiyorlar. 80 metrekare ve tek banyosu olan ulaşım araçlarına uzak olan bir ev. Kötü olan yanı şu ki ben almasam da mutlaka biri almak zorunda olduğu için o evi alacak. Daha merkezi ve iyi durumda yerler milyon liralar tutuyor çünkü. İlla ki bu yüksek meblağları veren insanlar çıkacak ülkede. Çıktığı sürece de bu çark dönecek.
     
  39. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Acıbadem'de 95 metrekare'lik evin kirası 3800 TL. Bunun üzerine faturalar, aidat gibi şeyler eklenince fiyat iyice artıyor. Normalde gelirin 4'te 1'inin kiraya ayrılması gerektiğine göre kişinin en az 12 bin TL kazanması gerekiyor. O kadar geliri olan biri de 95 metrekare bir evde oturmayı tercih eder mi acaba?
     
  40. didemöz

    didemöz Yeni Üye

    İstanbul Ataşehir'de kiradayım. Göztepe metrosuna 2 kilometre mesafede. Burada 2+1 evler 250-300 bin TL iken tam bir yıl sonra fiyatlar 350 bin TL'den başlar hale geldi. İnşaatı bitmiş olanlar ise 400 bin TL'den başlıyor. Bu fiyatlardaki evleri almak için hane geliri ayda en az 10 bin TL olmalı ve 10 yılda gelir garantinizin olması gerekiyor.
     
  41. Berat

    Berat Aktif Üye

    Son dönemde İstanbul'un her yeri İnşaat. Özellikle kentsel dönüşümle birlikte fabrikaların yerinde yapılan konutlar ofisler buna benzer AVM projeleri arzı inanamaz artırmış durumda. Hal böyle olunca piyasa sıkışmış durumda. Sektör rahatlata bilmek için çeşitli sübvansiyon ve teşvikler öneriliyor düşük faiz uygulaması da Bunlardan biri. İstanbul'da lokasyon bağımsız minimum kiralar bin liradan başlıyor. Her arz kendi talebini yaratır mantığından bu kiralarda kabul görüyor. Talebin Lüks konut olduğunu düşünen inşaat firmaları Lüks konut üretiyor. Ancak bu konutlar Şu aşamada alıcı bulamıyor. Konut Arzı ihtiyaca göre üretilmeli. Yatırım amaçlı üretilen komutlardan ihtiyaç amaçlı satın alınan konutlara dönülmeli. Aynı şekilde azalan yabancı talebi de bir şekilde hareketlendirilmeli.
     
  42. fatihturan

    fatihturan Yeni Üye

    İnşaat sektörü biraz garip. Yüksek kar ve hızlı geri dönüşü gören ve farklı sektörde iş yapan bir çok firma bu işe girdi, adam kuyumcu, tekstilci ama bu işleri yapıyor. Haliye bir süre sonra rekabet edilemez bir noktaya gelecek ve birleşmeler, iflaslar başlayacak. Bu durum sektörde mağduriyetler yaratacak. Sadece konutta değil, Ofis ve AVM işinde de bu böyle. Talep edilen kiralarla sürdürülebilir yapılar kurmak mümkün değil. AVM ler batmamak için farklı konseptler, farklı stratejiler belirleyerek ilerliyor ama sonuç değişmeyecek maalesef.
     
  43. fikret

    fikret Yeni Üye

    Yeni nesilin para biriktirebilmek gibi bir alışkanlığı yok. Ancak herkesin ev almak gibi bir hayali ve gündemi var. Bu talep de kendi arzını doğuruyor ve sürekli olarak yeni proje yapılıyor. Türkiyenin nüfus yaş ortalaması 31 civarında, genç bir nüfusa sahibiz diyebiliriz. Ancak üretilen konut ihtiyaca ve konutun barınma ihtiyacına yönelik değil, lüks, üst segmente hitap eden pahalı konutlar. Üretilen projeler bu kuşağın alım gücünün ve hatta ihtiyacının çok üzerinde. Bu nedenle piyasa doygunluğa ulaşmış ve aynı tip projeler sıkışmış durumda.
     
  44. betülşanlı

    betülşanlı Yeni Üye

    Barınma ihtiyacını için üretim önemli ama yatırımcı için evrensel geçerliliği olan tek bir kural vardır o da kira çarpanıdır. Yani gayrimenkulün satış fiyatı ile kira getirisi arasındaki ilişkiyi belirler. İstanbul özelinde konuşursak 250 ay kira çarpanı mantıklı iken 200 civarı bir çarpan avantajlı bir yatırım yada fırsat olarak değerlendirilebilir. Ancak son dönemde İstanbulda 300 aylar normal kabul edilmeye başlandı çünkü projelerin özellikleri sadece yatırım değeri ile açıklanamayacak bir noktaya geldi. Yani kira çarpanı ile birlikte ünitenin prim potansiyeli de dikkate alınmaya başlandı. Lokasyonda çok önemli, bir daha bu lokasyonda böyle bir arzi olacak mı, bu şekilde bir proje üretilebilecek mi bunu da dikkata alıyor insanlar satın alma yaparken.
     
  45. Niko

    Niko Yönetici

    Balon var mı yok mu bu yaklaşık 10 yıldır konuşulan bir konu. Bence balondan ziyade hep aynı segmente konut üretilmesi yanlışına düşmüş durumdayız. Yıllar önce kazakiastanda 12 milyon nüfusa karşılık 23 milyon konut üretilmiş. Konutların satış fiyatları 300.000 dolar civarında, adamların hane geliri 300 dolar civarında. Haliyle konutla bomboş. kimsenin alım gücü yok. Bizde durum bu kadar dramatik değil ama bu yanlışta da ısrar ediyoruz. Bizim kişi başına milli gelir artışımız %7-8/yıl aşağı yukarı. Gelir bu şekilde artarken talebin canlı tutulması için konut fiyatları % 12-15 aralığında artış göstermeli yıllık olarak. Fazla artarsa alım ve erişim sıkıntısı olur, ve piyasa satış olmayınca otomatik düşer. (Arz/talep dengesi). 2013-2014 yılına kadar fiyatlar hızlı artmıştır, şimdi ise stabil bir seyiz izlemektedir. Ancak firmaların yaptığı kampanyalar ve banka sübvanseleri fiyatların % 25 civarında gizli iskonto uygulandığını gösteriyor bize.
     
  46. Yeni projelerde fiyatlar çok yüksek. Fiyatın yüksek olması her ne kadar göreceli gibi görünse de kira çarpanına bakarsanız yüksek. Milli gelir son 10 yıldaki gibi bir artış göstermiyor artık. Bu sadece gayrimenkule değil her sektöre olumsuz yansır. Ben orta vadede fiyatlarda bir düzeltme bekliyorum piyasalar tarafından. Belirli yerlerde bunu yavaş yavaş görüyoru, arsa sahipleri de bunun farkında ve daha makul isteklerle masaya oturmaya başladılar müteahhitlerle. Eğer bir emlak balonu varsa ve patlayacaksa (ki ben patlama değil biraz hava kaçırmasını bekliyorum) gerçek anlamda fiyatları şişirilmiş yerlerde olacağını düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse hani sahil taraflarında adı denizli incili mincili bir proje var, yada yedili sekizli, mavili yeşilli projeler, orta yalı, kuzey yalı gibi projeler. Bunlar patlar bana göre.
     
  47. betülşanlı

    betülşanlı Yeni Üye

    Genel Ekonomi ve buna bağlı olarak gayrimenkul sektörü istikrara bağlıdır. İstikrar devam ederse sorun olmaz, yabancı alıcı da yine Türkiyeyi tercih eder, bu olmazsa fiyat vs hikayedir.
     
  48. bahar

    bahar Yeni Üye

    İstanbulda konut fiyatları her zaman milli gelir yada enflasyonun üzerinde artış gösterir. Bu her zaman böyledir, eğer böyle olmasa zaten gayrimenkulün yatırım değeri olmaz, kimse de yatırım amaçlı gayrimenkul almaz. Piyasanın En kötü zamanında bu yine böyle olacaktır. İstanbul 1000 yıldır İstanbul, bu şehir değerli bir şehir ve yeni arsa üretmek imkansız, kentsel dönüşüm de beklendiği gibi gitmiyor
     
  49. subayf

    subayf Yeni Üye

    Bizim milletin malı kıymetlidir. Satarken altındır alırken pul diye almak ister, böyle de kötü bir huyu vardır. O nedenle gayrimenkulünü satarken çok zorlanır çünkü yerine yenisini koyamayacağını düşünür, o nedenle dişini sıkar, borç alır, yemek yemek ama ev sahibi olmak ister.
     
  50. denizkaya

    denizkaya Yeni Üye

    Arz fazlası olduğu doğrudur ama balon olduğuna katılmıyorum. Balon olsaydı şimdi fiyatlar yarın fiyatının altına düşerdi bu piyasada, piyasa bu kadar sıkışıkken yok pahasına ürün bulurdunuz, ne kiradan ne satış fiyatından kimse taviz vermiyor ne balonu Allah aşkına.
     
  51. Orta vadede arz fazlasının hane geliri düşük bireylerin avantajına olacağını düşünüyorum. Sosyal devlet gereğini yaparsa daha fazla vatandaşı ev sahibi olabilir bu sayede.
     
  52. hodor

    hodor Aktif Üye

    Piyasadaki sıkışmada yabancı talebinin de etkisi var, bu talep 2013 yılındaki gibi olsa kısa sürede iyi bir ivme yakalanıp stokları tüketebilirler bence.
     
  53. Nüfusu hızlı artan yerler primlenir, buralar yatırım için cazip alanlardır, aynı tipte arzın çok olduğu yerler sıkıntı yaşar Bağdat Caddesi buna iyi bir örnektir.
     
  54. osiris666

    osiris666 Yönetici Yetkili Kişi

  55. galipderviş

    galipderviş Yeni Üye

    Dolar uzun bir süredir stabil durumdaydı ülkede. Yani özellikle ikibinl yılların başında bunu görmek için sadece piyasanın içinde olmak gerekmiyordu, yurtdışından bile bu tespiti yapabilirdiniz. Doların stabil ve düşük seyretmesi yabancıların ilgisinin ülkemize yönelmesindeki en önemli faktördü. Hayat çok ucuzdu, çünkü herşey bedavan biraz yüksekti. Haliye ülkede dolar boldu, neden ülkeye gelen dolar patlama yapmıştı acaba. Doların suni artışı ülke çapında bir refah patlamasına neden oldu, araçlar, telefonlar, tatiller, evler, siteler vs. vs. Bu durumun sürdürülebilir olmadığı herkesin malumu. Yiyip içmenin sonunda mutlaka bir hesap gelir ve birileri bu hesabı öder. Ülkedeki suni zenginliğin temel sebebi, doğu taraflarından gelen dövizdir, özellikle İran tarafından. Malum İran'a uzun süredir uygulanan bir ABD ambargosu var, ama uluslararası ticaret çoğu zaman ambargoyu dinlemiyor ve ülkeler başta komşuları aracılığıyla bu ambargoyu deliyor. Bunun bir maliyeti var, herkes de bunu biliyor ve buna göre pozisyon alıyor. Doğudaki iller ülke ortalamasının üzerinde mevduat artışı ve zenginleşme yaşamışlar bu yıllarda. Son dönemde ABD ile yaşanan gerginliğin temel sebebi de bu kayıt dışı ekonomik büyüklük. Özetle illaki bir hesap gelecek, bu hesabı emlak sektörü başta olmak üzere Türkiye bir süredir ödüyor, biraz daha ödemeye devam edecek gibi de görünüyor. Yatırım tavsiyesi değildir :)
     
  56. selimeren

    selimeren Yeni Üye

    Anlamadım ben, şimdi balon var mı yok mu?
     
  57. alihan

    alihan Yeni Üye

    5 Nisan 1994'ü hatırlayan var mı? 1994 yılında 5 Nisan kararları diye ekonomik tedbirler alınmıştı, ciddi dengesizlikler yaşanmış bu yıllarda, kriz diyelim biz kendisine. Bu dönemde dolara ciddi talep vardı, faiz ne kadar artırılırsa artırılsın doların ateşi önmüyordu. Sonrasında devalüasyon yapılmıştı ve ülke olara fakirleştirilmiştik. Sadece beton üzerine kurulu bir ekonomik model bana pek sağlıklı gelmiyor. Dış kaynağa bu derece bağımlı ekonomik modellerin sonu hep hüsran olur. İnşaat sıcak paraya çok ihtiyaç duyan bir sektör, hal böyle olunca çok hızlı krize girme riski doğuyor. Siyasi istikrarsızlık eşittik ekonomik istikrarsızlık, ikisi bir araya gelince de ekonomik kriz oluyor maalesef.

    Bu ortamda ev almak mantıklı bir yatırım mı bilemiyorum. Ama bu tip tereddütleri taşıyanlar olduğu gibi ciddi bir kesim de ev almak için kendisini parçalıyor. Ben inşaat sektörünün hız keseceğini düşünmüyorum ülke ekonomisinin lokomotifi olduğu için, kesmesin de zaten. Ama sürdürülebilir, yeşil alanların yok edilmediği, modern şehirlerin kurulması, yatay mimaride geniş yolların, otoparkların, çocukların ihmal edilmediği bir planlama ile devam etmesini hayal ediyorum.
     
  58. kurt

    kurt Yeni Üye

    Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan lüks sitelerde 2.000.000 TL, yani 2 Milyon liraya evler satılıyor, bunların ilk etapta alıcısı çıkmaz diye düşünülüyor ama bu evlerin her zaman alıcısı oluyor. Gerek ihtiyaç nedeniyle gerekse yatırım için bu evler alınabiliyor. Aslında en büyük yanılgımız kendi gelir seviyemiz ile başkalarını kıyaslamak. Gelir seviyesi çok yüksek olan ciddi bir kesim var ülkede. Bu insanların harcama ve tüketim alışkanlıkları ortalama hane geliri olan vatandaştan ciddi farklılıklar gösterebiliyor.
     
  59. galipderviş

    galipderviş Yeni Üye

    Yılmaz Erdoğan diyordu ya Organize İşler filminde, herkes haketti de oturuyor, hiç kaçak yok yani diyor :) Siz kibarlık edip yazmamışsınız ama kaçak göçek çok ülkede, kayıt dışılığın yoğun yaşandığı bir coğrafyadayız, kara para kendini güvende hissediyor, birilerinin de işine geliyor bu durum.
     
  60. cemald

    cemald Yeni Üye

    Dış borç anlamıdan Türkiye çok borcu olan bir ülke değil. Bu nedenle borçlanarak ciddi alt yapı ve üst yapı yatırımları yapmasını ben doğal karşılıyorum. Bu yatırımlar orta vadede gayrimenkul fiyatlarını artıracak, ben hala gayrimenkule yatırım yapanların mutlu olacağını düşünüyorum.
     
  61. selimeren

    selimeren Yeni Üye

    Alt yapı ve üst yapı yatırımları yaşam konforunu ciddi artırıyor. 10 yıl içinde uçak kullananların sayısı 5-6 milyon civarından 80 milyona çıkmış, bu saatten sonra bu insanları gördüğünden geri koyamazsınız, aksine beklentileri de ciddi artacaktır. Bundan daha azını vaad eden bu ülkede iktidar olamaz, bu kadar net.
     
  62. furkan

    furkan Yeni Üye

    Bence Faiz lobisi faiz lobisi diye bağıranlar kimse, bunlar faiz lobisini ekonominin içine dahil etmek ve ülkeye çekmek için doları bilinçli yükseltiyorlar. Yani hem ağlarım hem giderim hesabı. Ama bence bu faiz lobisi şeytana pabucu ters giydirir, yani oyun kuralım derken oyuna gelmemek lazım.
     
  63. alihan

    alihan Yeni Üye

    2 Yıl önce 600 Bin Dolar denen eve bugün 350 Bin Dolar denen bir piyasada yabancı müşteri balon olduğuna inanır mı?
     
  64. Komutan Logar

    Komutan Logar Aktif Üye

    600 Bin dolara daire almış bir Katarlı'ya senin evin bugün 350 Bin Dolar ama yine de satılmıyor desen balon olduğuna inanmaz bence de:) Sahtekarlık var diye düşünür balon değil :)
     
  65. Uzman

    Uzman Üye

    Ülke ekonomileri küreselleşmiş durumda, Çinde ortaya çıkacak bir kriz tüm dünyayı etkiliyor. Aynı şekilde yabancıyı küstürmek yada kandırmanın bize faturası ağır olur. Adamlar borsadan % 10 luk çıkış yapsa senin ekonomin krize girer. O nedenle eey almanya, eey hollanda demek ucuz kabadayılıktır. Süreklilik ve istikrar için sorumluluk sahibi ekonomik politikalar izlemek önemli. Bizim gibi orta karar teknoloji ve sanayisi olan, hane halklarının neredeyse tamamının bir şekilde kredi yada kredi kartı borcu olan, ithal ürünlerin tüm piyasayı domine ettiği bir ortamda olumlu ve sorumluluk sahibi mesajlar verilmesi önemli, aksi durumda sıkıntı bir iken beş olur.
     
  66. subayf

    subayf Yeni Üye

    Bence kumarı oynatan kazanır hesabı bu işlerde büyükbaşlar pozisyon aldıktan sonra krizi başlatırlar. Swot analizi, öngörüler, analizler vs hikaye. Başta Amerika olmak üzere FED aracılığıyla istediği kararı aldırır, istediğini batırır, istediğini çıkarır, hep böyle oluyor, aynı filmi bin kere izleriz.
     
  67. galipderviş

    galipderviş Yeni Üye

    Borsanın mucidi kim, ilk kim nerede kullanmış, ilk kim manupile etmiş? Döviz arttıkça ülke ekonomisi değer kaybeder, millet olarak komple fakirleşiriz. Fakirleşen halkı da yönetmek nispeten daha kolay olur, anlayana.
     
  68. salih

    salih Yeni Üye

    Genel olarak hükümetler sermayedarları yada büyük sermaye sahiplerini mutlu etmeyi gariban halkı mutlu etmeye tercih eder. Yani bu bize özel bir durum değil, tüm dünyada durum bu. Büyük sermaye sahiplerini ıskalayanın bir sonraki seçimlerde işi zor olur. Mevcut durum tüketim odaklı bir toplum olmuşuz ve uçan kuşa borcumuz var, bu durumda kıpırdamaları pek mümkün görünmüyor.
     
  69. tarik

    tarik Aktif Üye

    Kentsel dönüşümün de etkisiyle İstanbul şantiyeye dönmüş durumda. Her yerde bir proje. Üretim o kadar yoğun ki talep arzın hızına yetişemiyor, arz şişmiş bunun adına da emlak balonu demişler. Kira çarpanlarının çoğu 300 ayın üzerinde, 1500 liradan dan başlayan kiralar normal kabul edilir olmuş durumda. Hane gelirine yada milli gelir ortalamasına baktığınızda bu durumun vehametini daha iyi anlıyorsunuz. Üretimde yapılan bir hata lüks konutta kar marjının yüksek olması düşüncesiyle bu segmente ağırlık verilmekte. Bu segmentin müşterisi de toplam konut müşterisi içerisinde %5'i geçmez. Yani ağırlıklı üst düzey beyaz yakalıya hitap eden üretim yapılıyor ama bu kesimin bunları alacak parası birikimi yok, yada zaten bir tane almış ikinciyi alacak takatı yok.

    İnşaatta paranın hızlı döndüğünü düşünen bir çok farklı meslek erbabı irili ufaklı inşaata girdi. Bilen de bilmeyen de inşaat yapmaya başlayınca ciddi bir kalite ve servis sorunu ortaya çıktı. Bazıları battı, bazıları batırdı, bazıları mağdur kitleler yarattı ve sektör güvenini baltaladı maalesef.
     
  70. emeltulun

    emeltulun Yeni Üye

    İstanbul geçmişte de gelecekte de değerli bir şehir ve her zaman talep görecek. Zaman zaman sendeler ama yıkılmaz, ben gayrimenkule yapılan doğru yatırımın zarar ettirmeyeceğini düşünenlerdenim.
     
  71. subayf

    subayf Yeni Üye

    Emlak Balonu Amerikadaki yada İspanyadaki gibi değerlendirilirse çekilen mortgage kredilerinin geri ödenememesi ve bankaların ipotekten stoklarına giren gayrimenkullere alşıcı bulamaması durumunda patlar, yani konut arzı ile alakası yok. Türkiyede çekilen kredinin ortalama vadesi 7 yıl, hala da evlerin çoğu kredi ile değil yastık altı birikimlerle alınıyor. Yani bankacılık sistemine çok ciddi bir yük binmiş değil. Hali hazırda Türkiyede eve ciddi bir talep var, 500.000 lira piyasası olan bir evi 400.000 liraya satın hemen alıcı buluyor. Balon işi 10 yıldır konuşuluyor ve daha da konuşulacak gibi ama gerçekler yukarıda anlattığım gibi.
     
  72. shinsengumi

    shinsengumi Yeni Üye

    2015 yılında bu yana emlak fiyatlarında gözle görülür bir yükseliş yok, hatta şu anda % 25 civarında gerileme söz konusu. % 12 yıllık enflasyon ve dolar basında % 40 civarı devalüasyon dersek fiyatlar % 50 geri gelmiş durumda dolar bazında.
     
  73. kurt

    kurt Yeni Üye

    Alım ve satım piyasasında balon yok. Yani yandım Allah diye malını satan gördünüz mü yarı fiyatına. Sıkışıp satan bir kaç kişi emsal kabul edilmemeli. Bazı konutlar uzun süre ilanda olabilir, bu onun yanlış fiyatlandığını yada yanlış kira çarpanı olduğunu gösterir, tek taşla duvar olmaz.
     
  74. subayf

    subayf Yeni Üye

    Gayrimenkul likiditesi düşük bir yatırım aracıdır. Yani hemen paraya çevrilmeyebilir, zaman alabilir nakite dönmek. O nedenle kısa vadeli düşünenler emlak yatırımı değil dolar, borsa gibi alanlara yönelsin.
     
  75. emeltulun

    emeltulun Yeni Üye

    Siyasi ve Ekonomik istikrardan bahsedilmiş, adaletten haktan hukuktan bahsedilmemiş. Milletin malının güvencesi olmalı, bir gece ansızın gelebiliriz malınıza çökebiliriz hissiyatı insanların rüyalarına girmemeli. Yoksa para kaçar siz de arkasından el sallarsınız. Para güveni ve istikrarı sever, bu ortam istikrarla birlikte elzemdir.
     
  76. subayf

    subayf Yeni Üye

    Yakın bir dostum Tuzla Orhanlı taraflarında bir daire aldı 2+1, 160.000 TL bedelle, fiyat şu anda 240.000 TL civarında. Üzerinden 1,5 yıl geçti geçmedi. Tuzla, Kurtköy, Orhanlı gibi yerlerde bile fiyat geriye gitmiyor ve artıyor, enteresan değil mi?
     
  77. selimeren

    selimeren Yeni Üye

    İstanbulda yaşayanlar hatta sektörde olanlar bile fiyatları görünce şaşırıyor. 2003 Yılında Ataşehirde 120.000 lira olan evler bugün 900.000 lira. Bağdat caddesi bundan nasiplenemedi, fiyatlar bir tek orada geriye gidiyor. Sadece İstanbul değil aslında, Anadoluda da böyle. Önceden insanlar emekli ikramiyesi ile ev alırdı, şimdi ortalama bir araba bile alamıyor. Bu durum sadece enflasyon ile açıklanamaz, zaten artışlar yıllık enflasyon oranının çok üzerinde. Yani çalışarak ve biriktirerek ev almak imkansıza yakın bir hale geldi. Gelir dağılımındaki uçurum her geçen gün artıyor. Bazısının 20 evi var, bazısı kira ödeyemiyor. 10 yıllık birikimini feda edip üzerine de 10 yıllık kredi çekip geleceğini ipoteklersen belki bir ev sahibi olabiliyorsun maalesef.
     
  78. tarik

    tarik Aktif Üye

    Kadıköy Lokasyonunda 3+1 daire için psikolojik alt sınır 1 milyon liradan başlıyor, kaç aile bu şartlarda bu paraları verebilir bilemiyorum. Bölgede hem ciddi bir sok var, hem de fiyatlar ulaşılabilir değil. Uzun süredir de satış yok, piyasa nereye gider? Arz/Talep bir noktada buluşur mu acaba?
     
  79. selimeren

    selimeren Yeni Üye

    Burada öyle anlatılıyorki sanki 20 yıl önce insanlar bir kaç tane evi maaşlarıyla rahat rahat alıyorlardı. Eskiden de ev almak zordu bugün de zor. Bunu kabul edelim. Balondan bahsetmek için Londradaki gibi ortalama gelire sahip bir insanın ömür boyu çalışıp ev alamayacağı zaman balon var diyebiliriz, öncesinde değil.
     
  80. hodor

    hodor Aktif Üye

    Eskiden de Bebek'ten, Etilerden ev almak zordu, insanlar boğaz manzaralı güzel bir ev alayım diyince alamıyordu. Şimdi de öyle. Nüfus artışı her yeri daha kıymetli hale getirdi, ilerde yine aynısı olacak. Bugün Silivriden bir yer almak daha kolayken 30 yıl sonra olmayacak, hikaye bu.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş