Türkiyede Gayrimenkul Sektörü ve Emlak Balonu

Konu, 'Gayrimenkul Sohbetleri' kısmında tarik tarafından paylaşıldı.

  1. Aslında irdelenmesi gereken Devletin bu konuda yanlış politika izleyip izlemediği, vatandaşını, yatırımcısını ve müteahhitini ne şekilde yönlendirdiği. İmar affları, mevzuat değişiklikleri, hibeler, sübvansiyonlar, kredi destekleri ile bu sektör desteklendi, tekstilci, turizmci, sanayici bu sektöre akın etti. Ülkenin tüm kaynakları bu sektöre ayrıldı. Sanayici fabrikasını kapattı inşaat yapmaya başladı, kimse demedi neden fabrikalar kapatılıyor, üretim desteklenmiyor. Çünkü inşaattaki para tatlı ve kolay paraydı. Know-how'ı yok ar-ge yatırımları düşük, sat-yap ooh ne güzel.
     
  2. Kayıt dışı ekonomiyi, vergisiz kazancı, düşük iş gücü maliyetini unutmuşsunuz..
     
  3. selimeren

    selimeren Yeni Üye

    İşte buna tam olarak serbest piyasa ekonomisi diyorlar. Serbest piyasa ekonomisinde en önemli şey karlılıktır, para bir şekilde o yöne akar. Eğer fabrika kurmak yerine şantiye kurmak karlı ise piyasa buna ağırlık verir. Üretimde en önemli şey maliyet ve buna bağlı olarak karlılıktır. Eğer diğer sektörlerde karlılık düşükse kaçınılmaz son karın yüksek olduğu sektöre yatırımdır. Buna engel olamazsınız.
     
  4. Komutan Logar

    Komutan Logar Aktif Üye

    Engin Yeşil'e sormak lazım ayakkabı sanayini bırakım neden İnşaat'a girmiş, en iyi o anlatır herhalde.
     
  5. salih

    salih Yeni Üye

    Kemer Country 1996 yılında teslim edildi yanılmıyorsam. Bu bölgenin alışkanlığı dövizle fiyatlamak ve o dönemde 500.000 dolar civarındaydı satış fiyatları. 2002 yılında fiyatlar yine aşağı yukarı bu civarlardaydı. 450-500 bin dolarlara alıcı bulabiliyordu ve siz de bu fiyatlara alabiliyordunuz. Bugün bu villalar 3.000.000 (üç milyon) dolar civarında, % 600 değerlenmiş gibi görünüyor üstelik dolar bazında. Doğru proje doğru fiyatlanıyorsa her zaman alıcısı oluyor demekki.
     
  6. Admin

    Admin Admin Yetkili Kişi

    Gavurun Housing Bubble dediği şey Emlak Balonu. 2007 yılından beri konuşulur ve Fi Yapı'nın batması ile birlikte sektörde tartışılmaya başlanmıştır. Aslında Fi Yapının batması ile konunun uzaktan yakından alakası yoktur. Literatürde arz ile talep orantısız bir şekilde seyredecek, fiyatlar dengesiz ve mantıksız bir şekilde artacak, sistem tamamen banka kredileri ile finanse edilecek ve insanlar kredilerini ödeyemeyecek duruma gelecek olursa emlak balonunun patlamasından söz edilebilir. Emlak Balonunun ekonominin gelişmişliğiyle ilgili yoktur, Japonya dahil, Amerika ve İspanya gibi ekonomiler bunu yaşadı. İspanyanın çok büyük bir ekonomisi yok bakıldığında ama en çok konut ihraç eden (yabancıya satış) ülkelerin başında geliyor. Amerika kapitalizmin tam anlamıyla hüküm sürdüğü bir ülke, kimsenin gözünün yaşına bakmıyor sistem, sosyal devlet vs hikaye. Ödemeyediğin zaman banka evine el koyuyor seni de sokağa atıyor. Detroit gibi bir şehrin batmasına göz yumdular ve sağlık, adalet, güvenlik hizmetleri verilemiyor kimsenin de umrunda değil.
     
  7. cafers

    cafers Yeni Üye

    2007 yılında başlamak üzere Amerika, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerde patlamıştır ama patlayan emlak balonu değil mortgage sistemidir. Türkiyede sektörde balon olup olmadığı kira çarpanı ile ölçülüyor. Kira çarpanları bir ara 400 ayları gördü İstanbulda, şu anda biraz daha piyasalar düzeltmiş durumda, bana göre 250 aylar normal kabul edilebilir. 250 ay çarpan varsa bence balon yoktur, üstü de balon değil köpük olabilir.
     
  8. salih

    salih Yeni Üye

    Aslında sadece konut konuşuluyor Balon olarak. AVM ve Ofisleri de bu konuşmak lazım. İstanbul AVM ve Ofis çöplüğüne dönmüş durumda, çoğu da boş. Bence AVM ler de yapa kapanacak yada işlevini değiştirmek zorunda kalacak.
     
  9. ebrusağır

    ebrusağır Yeni Üye

    İstanbulda 2+1 daire fiyatına ABD de 150 dönüm çiftlik alabiliyorsunuz. Fiyatlar ABD ile aynı seviyede. Artık yapılan projelerde buralar uçacak, kaçacak, manyak değerlenecek argümanı tutmuyor. Bu fikir bir kaç yıldır satıyordu ama artık insanlar bu fikri satın almıyor. Nüfus artıyor kabül ama artan nüfus düşük gelirli, hatta geliri olmayan bir kısım göçmen, mülteci, daha iyi şartlar yakalamak için büyük şehirlere gelen kesim. Birikmiş bir sermayesi yok, sisteme dahil olmak istiyorlar. Sistemdeki paradan pay istiyorlar yeni bir şey koymak için minimum 30 yıla ihtiyaç var. Yani artan nüfus SeaPearl'de 6 milyon TL ye 3+1 daire alacak kesim değil ama sektör hep bu tip proje üretiyor. Mantık hep biz lüksünü yaptık, yerli yabancı gelsin bunu alsın. Tamam da kardeşim Türkiyede tek satılan araç mercedes mi, herkes mercedese mi biniyor, hiç ford müşterisi yok mu? Bu ne yaman çelişkidir.
     
  10. tanrıkut

    tanrıkut Yeni Üye

    Gayrimenkul sektöründe arz fazlasının taleple örtüşmemesi durumu Emlak Balonu. Fiyatların sanal olarak şişirilmesi de etkili. Fiyatın mantıksız artması gayrimenkulü yatırım araı olmaktan çıkarır. Rant dediğiniz şey zaten Ahmetin parasıyla 300 eden şeyin Mehmet'in parasıyla 500 etmesi durumu değil mi? Yukarıya yazmışlar, kira çarpanı mantıksız olan yerde adam satın alacağına kirada devam eder, kira düşük olursa da kimse o rakamlara ev almak istemez.
     
  11. cafers

    cafers Yeni Üye

    Ora AVM ve Astoria dışında sıkıntı yaşayan var mı ki AVM de, ben bilmiyorum.
     
  12. tahirvarlı

    tahirvarlı Yeni Üye

    Kayıt dışı ekonomi bitmediği sürece balon da patlamaz, gelen paranın bir şekilde sistemin içine alınmasını sağlıyor gayrimenkul, üçe beşe karlılığına çok bakılmıyor, fiyatların suni yükselişi de bu yüzden. Bir zamanlar karanlık adamların hepsinin bir oteli olurdu, o hesap.
     
  13. burakb

    burakb Yeni Üye

    Emlak ülkedeki herkesin ilgi alanına giriyor, milletin yarısının ikinci işi emlakçılık neredeyse. Herkes ev, arsa, arazi kovalıyor, alıyor satıyor. Eğer bu balon patlarsa ülkenin lokomotifi olan sektör krize girer ve tüm ekonomiyi tetikler maalesef. Milli gelir düşer, işsizlikler artar, bu sektör nihayetinde 250 farklı sektörü de besliyor.
     
  14. bilgefinike

    bilgefinike Yeni Üye

    Amerikada mortgage ile bağlantılı emlak balonu patladı, piyasaları da ciddi anlamda etkiledi. Amerikada düşün faizli kredilerle insanlar sürekli olarak gayrimenkul almaya çalışıyorlar, talep çok. Çünkü 1500 dolar kirası olarak yeri 1700 dolar kredi taksidi ile alabiliyorsun, hal böyle olunca kim kira ödemek ister, herkes satın alma yoluna gidiyor. Bu talep olunca da bankalar kredi vermek için birbiriyle yarışıyor, kapitalist sistem süper bir şekilde işlemeye başlıyor. Bankalar rekabet nedeniyle riskleri göz ardı ederek belirli bir kritere göre vermeleri gereken kredileri yoldan geçene vermeye başladılar. Adam ödyebilir mi, ödeyemezse bunun neyini alabiliriz diye bakmadılar. Haliyle mortgage kredileri genel ekonomi içerisinde ciddi bir büyüklüğe ulaştı ve risk teşkil etmeye başladı. Tabi genel olarak durumdan herkes memnundu, politikacılar müdahale etmiyorlar hatta konuyu bile açmıyorlardı, işsizlik azalmış, ekonomi büyümüş, insanlar ev sahibi olmuş, bankacılar primlerini almış herkes mutlu. Nihayetinde kredi ödemesi gelirle alakalı bir durumdu ve krediler ödenememeye başladı ve kar topu etkisi yarattı. Bankalar kendilerine kalan fiyatı şişmiş evleri değerinde satamadılar, ellerinde patladı tabiri caizse. Banka sistemi zincirleme çalıştığı için bir bankanın nakit sıkışıklığı tüm sistemi etkiledi. Bankacılık sistemi güvene dayalı olduğu için bankanın sıkıştığını düşünen mevduat sahipleri de banka batacak diye parasını çekmeye başladı, o da işin tuzu biberi oldu. Tabi Amerikan ekonomisi bizimki kadar güçlü! olmadığı için bankaların borçlarını devlet üstlenmedi, bankalar battı ve olay tamamen finansal bir sorun olarak ulusal mesele haline geldi. Özetle budur mevzu.
     
  15. canpınar

    canpınar Daimi Üye

    Bizde sistem ağırlıklı olarak bankalar üzerinden dönmediği ve bankalar kredi verme konusunda paranoyak derecede hassas olduğu için bu taraftan gol yemeleri pek mümkün görünmüyor.
     
  16. ebrusağır

    ebrusağır Yeni Üye

    Ben bazı lokasyonları ve projeleri riskli görüyorum. Yatırım tavsiyesi değil ama özellikle İstanbulun çeperlerinde yer alan ve parlatılmaya çalışılan, "İstanbul'un yeni merkezi, İstanbul'un kalbi," Merkeze sadece 1,5 saat" denen projeler bana göre en riskli projeler. Sancaktepede arsa maliyeti ile Bağdat caddesinde arsa maliyetinin alakası yok ama fiyatlar birbirine yakınsa burada bir sıkıntı var. Diğer bir risk de plansız ve özensiz şehirleşme. Gayrimenkul'ün ekonomik bir tarafı olduğu gibi sosyal bir tarafı da var. Yani iş sadece parayla açıklanamaz. İstanbul'un nezih semtleri her zaman değerli ve her zaman da değerli kalacak, bu paradan ziyade sosyal profil ile açıklanabilir. Şerhirleşme kriterleri es geçilmediği sürece bu lokasyondaki yatırımlar üzmez.
     
  17. cafers

    cafers Yeni Üye

    Balon patlarsa (ki ihtimal vermiyorum) fiyatlar yarı fiyatına mı düşecek. Düşen fiyat şişirilmiş lüks konut diye pazarlanan yerlerde mi olacak yoksa zaten ederi belli olan yerler de etilenecek mi?
     
  18. belkısçakır

    belkısçakır Yeni Üye

    Her isteyen sektöre girerse, plansız programsız sadece rant üzerine dönen bir sistemde balon yada yanlış üretim olması kaçınılmaz. Soğan bu sene para etti herkes soğan ekiyor, seneye çöpe döküyorlar ki soğan fiyatı düşmesin, böyle bir saçmalık. Gayrimenkul üreten yada bu işten nemalanan birinin balon olduğunu kabul etmesi zaten söz konusu değil. Eğer konut fiyatları gelirle orantılı olarak artmıyorsa balon olması kaçınılmaz, bugün değilse de yarın.
     
  19. canpınar

    canpınar Daimi Üye

    Ekonomiler 7 yılda bir daralma ve 7 yılda bir büyüme yaşarlar, bu Hz. Yusuf'dan beri böyledir. 2001 krizi, 2008 krizi, 2015 krizi gibi. Sistem böyle kurulmuş. Gelişmiş ekonomilerde faiz düşü olduğu için borçlanma ve haliyle ev sahibi olma teşvik edilir. Türkiye gibi enflasyonun yüksek olduğu ortamlarda da insanlar parasının değerini korumak için alternatif yatırım araçları ararlar, borsa gibi bir gecede ciddi kayıpların yaşanma ihtimaline karşı da insanlar gayrimenkul alırlar akmaz kokmaz diye. Türkiyede kredi oranları hala düşük seviyelerde ve vadeleri kısa Amerikadakilere göre. Bu nedenle bence hala risk oluşturmuyor. Ama bizim ekonomimiz de oldukça kırılgan diğerlerine göre.
     
  20. belkısçakır

    belkısçakır Yeni Üye

    Son dönem yayınlanan verilere ve raporlara bakıldığında 2017 hedeflendiği gibi bitmeyecek, bu net olarak görülüyor. Bu kadar desteğe, kdv, vergi, faiz indirimine rağmen istenen satışlar olmuyor. Bu bize konunun sadece ekonomiyle değil, siyasi istikrarla da çok ilgili olduğunu gösteriyor. Bir güvensizlik var ve bu uzun süredir devam ediyor. Sorun bu durum daha ne kadar devam eder, piyasadaki durgunluk devam ederse dayanma gücü kalmayan firmalar ne yapacak, bunun genel olarak etkileri nasıl olacak belki bunları konuşmak gerekiyor artık.
     
  21. ahmetdurdu

    ahmetdurdu Yeni Üye

    Dolar uzun bir süre çok hareket görmedi, 2014 yılında yükseldi ve parasını dolarda tutana cidi para kazandırdı. Doların baskılandığı ve yükseliş yapacağı aşikardı, şu anda yine yükselecek ve yine baskılanıyor. Konut tarafında bence balon, konutun likiditesi düşük ama yine de 500.000 TL istenen ev acil satılmak istense 300.000 TL ye satılamıyorsa bu balondur. Hiç bir malın % 40 civarı altına satılamaması mantıklı değil. Yukarıda merkezde fiyatlar düşmez merkeze uzak lokasyonlar etkilenir denmiş, katılmıyorum. Şehir dışı fiyatlar yükseldi de şehir içi yerinde mi saydı. Mantıklı kira çarpanı ve fiyatlarda ciddi düzeltme bekliyorum ben. Gayrimenkul yatırımı şu ortamda temkinli yapılmalı.
     
  22. engin

    engin Yeni Üye

    825.000 liralık ev 2800 lira kira getiriyorsa, amortisman ve kira gelirinden ödenecek vergi gelirini de düşersek 2500 TL gibi kira gelirini kabul etmek daha doğru bir hesap olur. 2500 X 12 = 30.000 TL aylık getirisi olan evin 27 yıl gibi bir kira çarpanı oluyor vergiler ve diğer masraflar düşüldükten sonra. Ancak burada dikkate almanın gereken diğer bir konu 5 yıl sonra bugün 825.000 TL olan evin ne kadar olacağı ve alıcı bulup bulamayacağı. Kıyaslamak gerekirse ev eğer 3 katı fiyata da çıksa diğer yatırım araçlarının getirilerine de bakmak lazım. Yani ev 3 katına çıktı ama dolar, altın, borsa sabit mi kaldı, onlar kazandırmadı mı? Dünyada genel olarak bir kaos bir dalgalanma vari bu sadece bizim ülkemize özel bir durum değil ve para puslu havayı sevmiyor, istikrarlı ortamlara kaçıyor. Bizdeki 7-8 yıllık bol para ve nakit dönemi bitti. Herkes yatırımını buna göre yapmak zorunda. İnşaat nihai bir üründür ve evi alıp oturursun, tekrar üretime girmez. O nedenle bir an önce üretim ağırlıklı bir politika belirlemek gerekiyor, konut ihtiyaç kabul ama ekonominin tüm dinamikleri konut üzerinden dönerse bir süre sonra tıkanma kaçınılmaz olacak. Aynı yazıyı kira çarpanı konusuna da yazdım ikisini de ilgilendiriyor çünkü.
     
  23. cemald

    cemald Daimi Üye

    Konu gelirle direkt alakalı bir konu, gelir artarsa fiyatlar artar artmazsa başka parametreler gerekir fiyatın artması için. Gayrimenkulün fiyatlarının artması için gayrimenkulün bir hikayesi olmalı. Yani sen bu malı X birime aldın diyelim, gelecekte bu mala 2X verecek bir kişi çıkması için bir hikaye şart. Bu kanal istanbul olur, yok geçecek olur, nüfus artışı olur, havalimanı olur özetle hikaye şart. Bir de Türkiyede yatırım denince akla ev almak gelir, borsa finans vs bilmez insanlar. Riskli bulurlar, borsadan parayı bulmuş adam yoktur etrafınızda ama emlaktan parayı vurmuş çok kişi sayabilirsiniz. Haliyle bilinen tek sektöre yatırım yapılınca fiyatların ve talebin oynak olması normal geliyor.
     
  24. deligönül

    deligönül Yeni Üye

    Dünyanın en zengin adamı Warren Buffet ‘Asla borsadan para kazanma girişiminde bulunmadım. Ben sadece piyasanın ertesi gün kapanıp 5 sene boyunca açılmayacağını düşünerek satın aldım" Özetle yatırım uzun vadeli bir iş, acele etmeyin diyor, anlayana.
     
  25. cemboduroğlu

    cemboduroğlu Yeni Üye

    Uzun süre dövize verilen yüksek faiz dövizi ülkemizde tuttu. O nedenle döviz düşük seyretti. Şimdi faizi düşük tutup parayı gayrimenkul sektörüne yönlendirecek politikalar izliyor hükümet. Bizdeki Borsa manüpilasyona çok açık, Amerikada borsada yapılacak hile hurdada canlarına okurlar, bizde sürekli bir keriz silkeleme modu. Öyle olmasa adam yatırımını yöneltir borsaya, ama değil. O da kendini gayrimenkulde güvende görüyor oraya yönleniyor. Başka alternatifi kalmıyor insanların.
     
  26. fikret

    fikret Yeni Üye

    Banka kredisi kullanarak ev almak bana çok mantıklı gelmiyor. 400.000 TL ev bedel, 100.000 tl peşinat, 300.000 TL banka kredisi, 60 ayda 1,09 oranla 6.838 Tl ödüyorsunuz, 300 Bin liraya karşılık 410 bin lira ödüyorsunuz. Toplam ev bedeli 510.000 tl ye geliyor. Yani kira getirisi, kullanım değeri vs olabilir ama bana mantıksız geliyor.
     
  27. denizkaya

    denizkaya Yeni Üye

    Ben fiyatların tamamen nüfusla alakalı olduğunu çok düşünmüyorum. Son 10 yılda Anadoluda bir çok şehrin nüfusu artmadı, hatta düşenler var ama burada emlak fiyatları artmaya devam ediyor. Enteresan olan bundan bir kaç yıl önce Kurt indiği söylenen Sanvaktepe, Kurtköy, Uğurmumcu, Sarıgazi gibi yerlerde talep patlaması ve fiyat patlaması yaşanıyor. Zamanında üste para verseler tercih edilmeyecek yerler şehir oldu. Sonu ne olur belli değil.
     
  28. denizkaya

    denizkaya Yeni Üye

    Ben fiyatların tamamen nüfusla alakalı olduğunu çok düşünmüyorum. Son 10 yılda Anadoluda bir çok şehrin nüfusu artmadı, hatta düşenler var ama burada emlak fiyatları artmaya devam ediyor. Enteresan olan bundan bir kaç yıl önce Kurt indiği söylenen Sanvaktepe, Kurtköy, Uğurmumcu, Sarıgazi gibi yerlerde talep patlaması ve fiyat patlaması yaşanıyor. Zamanında üste para verseler tercih edilmeyecek yerler şehir oldu. Sonu ne olur belli değil.
     
  29. barkley

    barkley Yeni Üye

    Ataşehir Bulvar 216'nın da açılmasıyla uçtu gitti. 2+1 Daire fiyatı Bağdat Caddesinden pahalı. Tünelin sonu karanlık bence. Yatırımcı için arsa, arazi yatırımının daha mantıklı olacağını düşünüyorum.
     
  30. Tyler Durden

    Tyler Durden Daimi Üye

    Dolar karşısında TL % 40 geri gelmiş, devalüe olmuş, ülke fakirleşmiş hala bu balon patlamaz diyen arkadaşlar var, kafaları güzel herhalde.
     
  31. İspanya'da ev fiyatları 1980 ile 2008 yılına kadar sürekli artmış. 2008 yılndan balon patlamış. Türkiyede 2003-2013 yılları arasında Ataşehirde ve Maltepe-Kartal lokasyonunda %15 civarında artmış. Enflasyon yıllık %5-6 civarındaymış ve dolar stabilmiş. Şimdi gayrimenkul % 15 civarında artıyor, bu balona sebep olmaz. % 80-90 ları konuşuyor olsaydık belki ama bu haliyle balon olmaz. 300.000 liralık ev Yıllık % 12 enflasyon ile 10 yıl sona 700.000 lira oluyorsa bu balon değildir.
     
  32. dilaönen

    dilaönen Yeni Üye

    Adam 2.000 TL maaş ile çalışıyor, eşi de çalışsın 1.500 TL maaş ile, etti mi hane geliri 3.500 lira. Bu insanların asgari geçim imkanlarını da düşünerek para artırdıklarını ve bu para ile ev alabileceklerini düşünebiliyor musunuz? Yani adam 1000 TL artırıyor olsun, artıramaz da hadi artırsın, yılda yapar 12.000 TL. 10 yılda 120.000 TL yapar. Bu parayla İstanbul yada yakın çevresinden bir şey alması mümkün mü? Milli gelir artmadığı sürece konutta durgunluk olur, konutun hareketli olduğu döneme bakın gelirin arttığı dönemler olduğunu göreceksiniz.
     
  33. deligönül

    deligönül Yeni Üye

    Konutun ve barınma ihtiyacının sosyal bir tarafı var ve herkes ev sahibi olmalı, devlet buna destek olmalı. Hane geliri 3.500 TL olan ailenin de ev sahibi olması önemli. Gerekirse buna göre üretim yapılmalı, buna göre ödeme planları oluşturulmalı. İstanbul'un tamamı iyi para kazanan üst düzey beyaz yakalıdan oluşmuyor, hatta sistemin içerisinde bunların oranı % 5'i geçmez. İnsanların barınma ihtiyacını çözerseniz paralar betona değil reel ekonomide dolaşıma girer. Orta uzun vadede bu şekilde olmak zorunda ama kime anlatıyoruz, günü yaşayan plan yapmayan bir toplumuz maalesef.
     
  34. denizkaya

    denizkaya Yeni Üye

    İspanyadaki konut krizi mortgage ile ilgili. Türkiye ile birebir kıyaslamak doğru olmayabilir. İspanya Yunanistan ile birlikte Avrupa Birliği ekonomisine yük, işsizlik oranları yüksek, çalışmayı sevmeyen bir millet, faizler olması gerekenden düşük, ekonomileri de çok iyi değil. Türkiye nispeten daha iyi durumda, işsizlik var ama kriz seviyede değil, faizler yüksek ve daha hareketli bir ekonomisi var. Konut kredi faizleri dünyadaki en yüksek ülkelerden biri Türkiye, yani düşük olsa herkes konuta saldıracak, işte o zaman balon neymiş herkes görecek.
     
  35. Komutan Logar

    Komutan Logar Aktif Üye

    Ev fiyatları ile faiz oranları arasında ters ilişki vardır. Biri artınca diğeri düşer. Yani bu kural gibi bir şeydir, eğer faiz oranları arttığında ev fiyatları düşmüyorsa sıkıntı var demektir. Tabi birbirlerini etkilemeleri zaman alır, hemen etkileşimde olmaları pep mümkün değil.
     
  36. barkley

    barkley Yeni Üye

    Faiz oranları da enflasyon rakamları da üzerinde oynanmış ve manüpile edilmiş rakamlar. Faiz enflasyonun bir tık üzerinde olacak ki anlamlı olsun, yatırımcının parasının değerini korusun. Döviz uzun süre baskılandı, borsada patron kağıdı diye bir şey var, istenildiğinde yüksekltip azaltılabiliyor o nedenle gayrimenkul hala güvenli liman, paranın buraya akması normal.
     
  37. deligönül

    deligönül Yeni Üye

    Borsa aslında çok önemli bir kurum, yada öyle olması gerekir. Paranın büyük kısmının borsada olması yatırıma dönecek kaynak demektir. Tabi diğer şartlar normalken ve güvenilirken. Borsaya giren para saçma sapan yerlere gitmeyecek diye düşünmek lazım, en azından teoride böyle olmalı.
     
  38. furkan

    furkan Yeni Üye

    Hep aynı terane, balon patlayacak, kriz çıkacak, ülke batacak. Bıkmadınız felaket senaryolarından. Derin derin analiz kasıyorlar, üzerinden zaman geçiyor, söyledikleri olmuyor bu sefer yeni analizler üretiyorlar. Emlak Balonu meselesi 10 yıldır konuşulur, hep de yukarı çıkıyor fiyatlar. Bunların dediğini de yapmayın, yaptığını da yapmayın.
     
  39. deligönül

    deligönül Yeni Üye

    Şu ortamda milletin cesaretine imrenmemek elde değil. Yanı başında kürdistan referandumu var, savaş çıkabilir, ekonomin pamuk ipliğine bağlı cayır cayır konut reklamı yapılıyor, insanlar kredi kullanıp ev alıyor. İnsanlara ev aldıran motivasyon nedir anlayamıyorum.
     
  40. cemboduroğlu

    cemboduroğlu Yeni Üye

    Bence balon işi biraz yalan. Türkiyenin nüfusu 80 milyon civarında, kredi ile alınan evlerin toplam kredi tutarı 60 milyar TL civarında, nüfusu daha düşük olan ülkelerde rakam bizimkinden çok daha yüksek, balon varsa oralarda var, Türkiyede değil.
     
  41. fikret

    fikret Yeni Üye

    Son dönemde peşin para ile pek ev alınmıyor, genelde kredi üzerinde ilerliyor süre. Bunun ekonomik boyutu olduğu kadar yeni tüketici kanununa göre güvenli bir tarafı da var. Müteahhit bitiremezse yada başka bir sorun çıkarsa banka senin paranı iade ediyor. Bu nedenle insanlar konutun bir kısmını banka ile finanse etmek istiyorlar. Çalışanların İstanbul merkezinde para biriktirerek bir ev alması zor görünüyor bu doğru. Bu insanların para biriktirip bir şey alması zaman alacağı için iş krediye dönüyor. Peşin alan yok mu, tabi ki var ama o paraların çalışarak kazanılmış olduğu ne malum. Eğer bu kayıt dışılığı kayıt içine almaya kalkarsanız işte o zaman sektör bir daha toparlanamamak üzere darbe yer. Hatırlayın Türkiyede nereden buldun yasası diye bir yasa çıkaracak oldular, ne kadar para sermaye sahibi varsa parasını yurtdışına çıkardı. Yemez yani özetle.
     
  42. barkley

    barkley Yeni Üye

    İstanbul çok güzel bir şehir, ülkenin 20 milyonu burada yaşıyor. Bence bu saatten sonra İstanbul'u daha da büyütmek ülke için risk teşkil ediyor. Rus uçağını vurduğumuz günlerde Rusya açık oturumlarında İstanbul'u vurmayı tartışıyordu bazı manyaklar. İstanbul'u vurursanız Türkiyeyi bitirirsiniz her anlamda. Bu ülke bu kadar büyük bir riski yönetemez. İstanbul'un makul nüfusu 8-10 milyon civarında olması. Bunu bir günde yapamazsınız ama yapılan farklı yatırımlar ve planlamalar ile 30 yıl zarfında insanların İstanbul'u tercih etme nedenlerini azaltabilirsiniz. Bu da yeni İstanbullar yaratmanızı sağlar. Yoksa ha bire imarı artır, imar affı getir, alt yapı yatırımı yap sonu yok bunun. Ancak konu sadece savaş değil, deprem gibi afetlerde de Türkiyenin bekası meselesi, güvenlik zaafiyetini bertaraf etmek istiyorsanız bu şart.
     
  43. cemboduroğlu

    cemboduroğlu Yeni Üye

    Balzac diyorki; "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" Yani yukarıda herkes haketti de mi oturuyor diyenlere ithafen. Türkiyede yaklaşık bir milyon civarı tapu el değiştiriyor. işlemi Bunların büyük bir bölümü ipotekli değil, kredisiz alım yani. Bu kadar büyük bir hacim için kayıt dışı yada kara para denmesi bana doğru gelmiyor. ancak bu işin ciddi bir rant kapısı olduğu ve suistimale açık olduğu fikrine katılıyorum. İmaz uygulamaları, düzenlemeleri, emsal artışları, imar affları vs. vs ile bir günde ciddi değer artışları yaşanıyor.
     
  44. fikret

    fikret Yeni Üye

    Türkiyede İnancı gereği faize, borsaya vs bulaşmayan bir kesim var, nüfunun içinde ciddi bir oran oluşturuyorlar. Bu insanların en önemli yatırım aracı gayrimenkuldür. O nedenle bu insanlara faklı bir yatırım aracı gösteremezseniz, gösterseniz de talep görmez. Adam güvende olsun diye parasını bankada tutuyor, biriken faizi almıyor bankaya bırakıyor, şaka gibi.
     
  45. denizkaya

    denizkaya Yeni Üye

    Yok o iş değişti, artık bankaya bırakmıyorlar, alıp burs vs veriyorlar, yada farklı bir alanda kullanıyorlar kendi paralarına karıştırmadan.
     
  46. dursuncinoğlu

    dursuncinoğlu Aktif Üye

    Balon var mı yok mu tartışılır ama Balonun patlaması için finansmanın büyük kısmının banka üzerinden geçmesi gerekiyor. Bankaların etkilenmediği bir sistemde patlaması imkansıza yakın. Bankacılık kanunda yapılan değişiklikler ve bizim çakal banka sahipleri/yöneticileri bu tür riskleri senden benden önce hesap ediyor zaten sen merak etme. Şu anda inşaata sıcak bakmadıkları gibi kredi vermek için bin dereden su getiriyorlar, oranları her türlü baskıya rağmen düşürmedikleri de malumunuz.
     
  47. bahattinbiberci

    bahattinbiberci Yeni Üye

    Ülkenin en önemli sektörünün önünü açmak adına konut alana vatadaşlık vermek de dahil olmak üzere, vergi avantajları, düşük faiz oranları, imar mevzuat değişiklikleri gibi devlet destekleriyle patlaması zor bir hale gelmiştir. Zaten piyasa durgunluğu da şişen fiyatların bir miktar hava kaçırmasına ve nispeten daha makul bir hale gelmesine neden olmuştur. Bu saatten sonra patlamaz. Arsa ve konut arzının yoğun olduğu yerlerde kira çarpanı açısından bir miktar daha düzeltme bekliyorum.
     
  48. engin

    engin Yeni Üye

    Sokakta 10 kişiyi çevir, ev alma ile ilgili planlarını sor, 10 kişinin 8'i sana imkan olursa ev almak isteyeceğini, evi varsa ikinci, üçüncüsünü almak isteyeceğiniz söyleyecektir, milletin gündemi ev almaksa ve talep varsa ne balonundan bahsediyorsunuz kardeşim, millet olarak kafamız güzel, evet.
     
  49. tahirvarlı

    tahirvarlı Yeni Üye

    Yukarıda yazmışlar ama tekrar etmekte fayda var, balon durumu ve patlaması hadisesi tamamen kredi odaklı bir iştir. Kredi yoksa patlamaz durduk yere. Türkiyede kredi oranları Dünyanın en yüksek oranları, ABD yada Avrupadaki gibi 30 yıl kira değerine eş taksitlerle kredi verilmiyor. Türkiyede aldığın evin kredi taksidi kiranın yaklaşık 4 katı civarına tekabül eder. Yani kredibilitesi olmayan, krediyi ödeyemeyecek adam bol keseden kredi verip bununla ev alıp dersen sen zaten ekonominin temel kurallarına uymuyorsun, patlayacaksın demek oluyor bu. Türkiyede henüz böyle bir kredi balonu yok. Konut talebine bağlı bir balon da yok kimse kusura bakmasın. Fiyat suni bir şekilde yükseldi mi, bence de olması gerekenin % 30 üzerinde seyrediyor, 2-3 yıla kadar dengelenir, enflasyon % 10 civarında olsa 3 yılda makul seviyelere geriler. Fiyatın şişmesinin ana sebebi de Emlak Konut İhaleleri ve Arsa sahiplerinin aç gözlülüğüdür kimse kusura bakmasın.
     
  50. hodor

    hodor Aktif Üye

    Piyasaya bakarsanız expertiz değerleri ile satış fiyatları arasında uçurum var, bu da bize fiyatların olması gerekenin çok üzerinde olduğunu gösteriyor.
     
  51. Expertiz değerleri iskan alınmamış konutlarda % 20 civarında düşük çıkar ama expertis zaten çok doğru bir ölçü değil, exper firmalar ve bankalar kendilerini garantiye almak adına zaten hep bir miktar düşük tutarlar değeri, ölçü değil yani.
     
  52. Anlamadığım bir şey var; diyelim ki 120 ay kredi kullandık ve düzenli olarak ödüyoruz. Kredinin 2. yılında veya daha sonra banka istediği an kredinin tamamını çağırabilir (tamamını hemen ödememizi isteyebilir) diyorlar. Böyle bir şey var mı? Bu mümkünse eğer bu paraları kim hemen ödeyebilir ki? Bu şekilde banka evimize el koymak isterse bizi koruyan bir kanun var mı?
     
  53. shinsengumi

    shinsengumi Yeni Üye

    Sahibinden.com'u atlamışsınız, kendisi emlak ve otomobil fiyatlarının yükselmesinin baş müsebbibidir.
     
  54. Komutan Logar

    Komutan Logar Aktif Üye

    Ülkedeki Kullanılan konut kredisi tutarının milli gelir içindeki payı hala çok küçük bir orana denk geliyor, o nedenle balondan söz etmek çok mümkün görünmüyor. Balondan ziyade yanlış fiyatlanmış, planlanmamış, finansman sorunu çözülmemiş projelerden söz edebiliriz.
     
    Admin bunu beğendi.
  55. malkara lordu

    malkara lordu Yönetici Yetkili Kişi

    Tc vatandaşı olup yurtdışında gayrimenkul alanların cirosu türkiyeden gayrimenkul alan yabanci yatırımcıların cirosunun 4 -5 katı. Yabancıdan ziyade kendi sermayemizi kaçırmamak için adımlar atmaliyiz.
     
  56. alihan

    alihan Yeni Üye


    Söylediklerinizin tamamına katılıyorum. Bir şeyler eklemek gerekirse; bazı yorum yapan arkadaşların değindiği gibi 2007'de Amerikada yaşananlardan yola çıkarak Türkiyede Emlak Balonu var demek doğru değil. Amerikada durum bizim şu anki durumumuzdan çok farklı. Amerikadaki sıkıntı emlak sektörünün finans sektörü ile desteklenmesi ve entegre çalışması nedeniyle olmuştur. Emlağın finansmanı şahsi tasarruflarla değil, finans sektörü üzerinden borçlanarak yani karşılığı olmadan yapılmıştır. Borcun ödenmemeye başlaması da zincirleme reaksiyon yaratmıştır. Yani yine emlak temelinde parasal ve finansal bir krizdir. Gayrimenkul nihayetinde taşınmazdır ve likit değildir. Türkiyedeki bankalar kendi gölgesinden korktukları için böyle dangalakça kredi dağıtmazlar. Aktifini, pasifini risk payını bilir, ona göre tedbir alır, almayan adamı da oyarlar, Türkiyede bir daha iş bulamaz. Özetle bizim tarafta kriz olabilmesi için işin büyük bir kısmının banka üzerinden dönmesi gerekir ki o biraz zor. Bizim Antepli hala 3 tane ev alır İstanbuldan tamamı nakittir. Kredi falan bozar bizim milleti. Parası yoksa o ayrı tabi ama kredili alımlar toplam satışların içinde hala %10'lar seviyesinde. Siz bakmayın reklamlara. Yılda 600.000 (yazıyla altıyüzbin tapu) tapu el değiştirir, 50.000 tanesi kredili değildir. Haa bizde ne olabilir; ülkenin tüm gelişme stratejisi inşaata bağlandığı için inşaatta direkt olarak tekrar üretime girmeyen bir mal olduğu için tıkanabilir, konutun ihtiyaç boyutu dışında üretilen evler satılmaz, bu durum üreticileri patlatır, üreticiler borçalarını ödeyemezse kelebek etkisi ile ülke ekonomisini patlatır, nihayetinde olan küçük esnaf ahmet abiye, kobi hayri beye ve buralardan ekmek yiyen vatandaşa olur.
     
    osiris666 bunu beğendi.
  57. fatihturan

    fatihturan Yeni Üye

    Bir sektörde balon olabilmesi için bu sektörün uzun süre devletçe desteklenmesi gerekir. Şimdi bakalım inşaat sektörü devletçe destekleniyor mu; hükümet bu sektörü limitine kadar destekliyor çünkü öncü sektör ve bir çok yan iş koluna etkisi var. Konut yapılmasını ve satılmasını istiyor çünkü eğitimsiz iş gücüne istihdam yaratıyor, ıslah ediyor, çalışmadığı zaman başına bela olacak bir çok kişiye iş imkanı sağlıyor. İnşaat çok fazla know-how yada bilgi birikimine ihtiyaç duymayan bir sektör, hızlı sonuç alınabiliyor. Yıllarca yatırım yapman, araştırma geliştirme harcamalarına ihtiyaç duymuyor. Çabuk paraya dönüyor, kar marjı yüksek, akmıyor, kokmuyor. Analiz ve raporlarda senin elini güçlendiriyor, yüksek büyüme rakamları açıklayabiliyorsun kısa sürede. Vatandaşa bunu daha kolay anlatabiliyorsun, bu da sana oy olarak dönüyor çünkü vatandaş yapılanı görüyor "adamlar çalışıyor" diyor. Hükümet dışında inşaat firmaları ve bankalarda bu sistemin işleyişinden memnun. Özellikle bankalar yurtdışından buldukları fonları yurtiçinde yüksek karlarla satarak bu saadet incirinin devam etmesine ciddi katkıda bulunuyor. Siz neden hükümetin faiz oranlarını sürekli olarak düşük tutmasını istediğini sanıyorsunuz, sizin çıkarınız için değil herhalde. Faiz düşük olursa insanlar daha kolay borçlanır ve konut alır düzen devam eder. Herkes mutlu.
     
  58. fatihturan

    fatihturan Yeni Üye

    Konut maliyetleri son yıllarda arsa fiyatlarına bağlı olarak ciddi artış gösterdi. Doların artışının direkt olarak maliyetlere yansıdığını düşünmüyorum, % 25 civarında dolaylı etkisi olabilir. Çünkü arazi ve işçilik TL üzerinden gidiyor, ithal malzemeler ve diğer dolaylı maliyetler etkileyebilir.
     
  59. Admin

    Admin Admin Yetkili Kişi

    Amerikadaki 2007 yılında yaşanan durum evlerin piyasadaki satış bedellerinin mortgage kredilerini karşılayamayacak seviyeye gelmesi, yani değerinin krediyi karşılayamıyor olması nedeniyle yaşanandı. Gavurun foreclosure dediği yani banka tarafından ipotekli evin satılma durumunda alıcı bulamaması (kredi değerini karşılamaması) ve kredi borcunun kapanamaması finansal krizin domino etkisi yaratması olarak özetlenebilir. Yine kredibilitesi olmayan herkese bol keseden kredi vermişlerdi, bu kredilerin ödenemeyeceği aşikarken beklenen oldu ve risk gerçekleşti. Türkiyede risk finansal olarak bankalar üzerinden dönmediği için kuvvetle muhtemel ciddi bir yavaşlama olur, insanlar bireysel olarak kayıp yaşarlar, yatırım amaçlı alınan evler beklentilerini karşılamaz, uzun bir süre satılamaz, bu durum ekonomiyi yavaşlatır, tüketim azalır vs. vs.
     
  60. Admin

    Admin Admin Yetkili Kişi

    https://www.dunya.com/kose-yazisi/6-bin-turk-milyoner-goc-etti/351666

    Türkiye geçen yıl 6 bin milyonerini kaybetti.

    Daha doğrusu 6 bin Türk milyoner Türkiye’yi terk etti.

    Bunların kim olduğu, neden gittikleri bilinmiyor. Ancak araştırmayı yapan kuruluştan Andrew Amoils’in açıklamaları biraz durumu daha iyi analiz etmemizi sağlıyor.

    “Milyonerler çoğunlukla çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için ve kişisel güvenlik arayışları için ülkelerini terk ediyor...” Yani kendilerini güvende hissetmek istiyorlar. Bir de bu sebeplere iklim, sağlık gibi faktörler de eklenince göç kaçınılmaz alıyor.
     
  61. furkan

    furkan Yeni Üye

    Beklendiği gibi bir patlama söz konusu olmayacaktır. Yani 500 Bin liraya satılan ev 200 bin liraya düşecek gibi beklenti doğru değil. Bunun olması için Allah korusun savaş yada doğal afet gibi neden gerekir. Yine fiyatlar gelirle orantılı gider, gelir arttığı sürece sorun olmaz, geliri artıramazsanız sadece emlakta değil her konuda sıkıntı yaşarsınız, şu anda yaşadığımız gibi.
     
  62. olcar

    olcar Yeni Üye

    Sürekli olarak Türkiyede Balonun Amerika ve İspanyaya benzemediği, bu nedenle bu balonun olmadığı yada patlamadığı yazılıp çiziliyor. Tamam da birader bu bankacılık sistemi sadece bireysel konut alıcısına mı kredi veriyor. İnşaatı yapan firmalara kredileri verenler yine bu bankalar değil mi? Risk sadece kredi kullanan bireysel müşteri üzerinden mi dönüyor. Bankaların inşaat tarafında tek riski konut finansmanı değilki. Bankalar firmalara müşterisine kredili ödeme planı sunmaları için garantörlük limiti tanımlıyor, bunun için de patronun şahsi kefaleti dahil bir çok parametre istiyor. Bizim bankacılar gayrimenkule ipotek koymanın kendi taraflarında tüm riskleri bertaraf ettiğini düşünür. Nasıl olsa ipotek var, peki senin ipotekli ünitelerin aktifinde ciddi bir yekün tutmaya başlarsa ne olacak. Yada bizim ipoteki garanti gören bankacı kardeşimizin anlayacağı şekilde soralım; yani ipotekli 3000 tane konutun var, bunların kredileri ödenmedi ve bankaya kaldı, senin de bunları satman gerekiyor. 3000 konut demek ne demek biliyor musun? Şu anda cayır cayır reklamı dönen NEF'in elinde bu kadar stok yok. Sen bankacı mısın, inşaatçı mısın, emlakçı mısın? Hadi sat değerinde de görelim.
     
  63. Uzman

    Uzman Üye

    Polat holdingin patronu Adnan Polat açıklama yapmış; Türk gayrimenkul sektörünü çok ciddi bir tehlikenin beklediğini söyleyen Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, “2016 yılından bu yana başımıza bir taş yağmadığı kaldı. Her dakika olumsuz bir gelişme olması insanları güvensizliğe itiyor. İnsanlar döviz ve mevduat yatırımlarıyla vedalaşamıyor” dedi.

    Adnan Polat, “Firmaların nakit akışında çok ciddi sıkıntılar var. Bankalar kredileri sıkıyor. Eğer buna bir tedbir alınmazsa önümüzde çok büyük kaos olabilir. Firmaların yaptığı dev projeler yarım kalabilir” dedi. Gayrimenkul sektörünün 200 alt sektörü etkilediğini hatırlatan Polat, “Mevcut durum devam ederse 2018 yılının ortalarına doğru mevcut sıkıntı daha fazla hissedilecek” diye konuştu.
     
  64. tanrıkut

    tanrıkut Yeni Üye

    Konuyu İstanbul ve Türkiye diye ayrı ayrı değerlendirmek lazım aslında. İstanbul Türkiye ölçeğinde değil dünya ölçeğinde bir şehir. Nüfusu, istihdam ve tüketim gücü, gelir ortalaması Türkiyenin çok ama çok üzerinde. Talep de buna göre şekilleniyor. Ev fiyatının birazcık düşmesi o evin hemen müşteri bulmasını sağlıyor. Yani yukarıda bahsedildiği gibi evlerin yarı fiyatına düşeceği beklentisi gerçekçi değil, 500 binlik ev 430'a düşsün (değeri gerçekten 500 ise) hemen satılacaktır. Yine emlak piyasasını ekonomiden bağımsız düşünmek mümkün değil. Ekonomi kötüyse her sektör gibi emlak da bundan etkilenir. Ben orta vadede hali hazırda çok yüksek olan arsa fiyatlarının düşeceğini düşünüyorum. Yine gelirde artış olmazsa emlakın yükselme ihtimali sadece enflasyon oranı kadar olacaktır, bunun üzerinde primlenmesini beklemek hayal olur. Yine dövizdeki artışlar yatırım amaçlı dövizde kalanların paraları dolaşıma sokmaması anlamına gelir ki bu da emlak piyasasını etkiler. Adam 500 bin doları ile bugün bir ev alabilecekken beklerse 1,5 ev alabileceğini düşünürse zaten geçmiş olsun. Dövizin stabil kalması paranın dolaşıma girmesi adına önemli.
     
  65. 1,5 yıldır çok durgun olan sektör dişini sıktı ve 2017 Sonbaharı bekledi satış yapacağı düşüncesi ile. Yapmış oldukları reklam harcamalarını bile karşılayacak talep yok. Çok kötü bir durumdalar. Adnan Polat'ın açıklamalarını okudukça daha karamsar bir tablo beliriyor, 2018 de böyle geçecek gibi öngörüsü var ki bir çok firma bunu kaldıramaz. Maaş ödeyemeyen, projesini tamamlayamayan adamlar 1 yıl daha tahammül edemez, mümkün değil.
     
  66. feyzaşeker

    feyzaşeker Yeni Üye


    Bağdat caddesi bu durumu 3 yıldır yaşıyor ama ne hikmetse kimse dillendiremiyordu. Şu anda sektörde genel olarak hissediliyor maalesef. İyi bir 3+1 daire 2 milyon civarında. 2 milyon para ile datçaya yada kaz dağlarına yerleşip bir ömür yaşamayı tercih edebilirim :) Şaka bir yana bu para küçük ölçekli bir iş için iyi bir sermaye olabilir, işin bu tarafını da düşünmek lazım.
     
  67. shinsengumi

    shinsengumi Yeni Üye

    Evet çağırabilir, bankaların sözleşmelerinde bu yazar. Bu maddeyi işletirlerse (ki şu ortamda sıkar biraz) kar topu etkisi yaratırlar.
     
  68. tanrıkut

    tanrıkut Yeni Üye

    Dolar konuşuyoruz ama dolar karşılığı olmayan bir para, yatırım aracı olmaktan çıkacak zamanla, gayrimenkul gibi reel değil.
     
  69. TEVHİDEA

    TEVHİDEA Yeni Üye

    Amerikada yaşanan krizde belirli bölgeler yarı fiyatına düşerken merkezi ve kalabalık lokasyonlarda fiyat çok düşmedi. Bu demek oluyorki İstanbulda da herhangi bir kriz anında Beşiktaş, Kadıköy, Gayrettepe, Etiler gibi yerlerde fiyatlar geriye gitmez, merkeze uzak yerlerde ciddi sıkıntı yaşanır, bence yatırım yapılırken buna dikkat edilmeli.
     
  70. SUZANA

    SUZANA Yeni Üye

  71. bozokay

    bozokay Yeni Üye

    Gayrimenkul sektörünün temel problemi belirsizliktir, ne zaman belirsizlikler azalır o zaman piyasa hareketlenir
     
  72. MerveE

    MerveE Yeni Üye

    Oturmak için ev alacak insanların talebi tabiki balon oluşturmaz, ev ihtiyaç nihayetinde. Türkiyede ev sahipliği % 60 civarında, bu % 60 birden fazla ev sahibi de olabilir. Dolayısıyla % 40'lık bir kesim hala ev alma rüyaları görüyor, hayal kuruyor. Bu talep konut sektörünü canlı tutar ama mevcut üretimin beklentisini karşılamaz. İlk evini alacaklar birikimi yada aile desteği yoksa direkt olarak 1 milyon liralık ev almıyor, kademe kademe gidiyor. O nedenle şu anki üretimi olan lüks konut piyasası bu kesime hitap etmiyor.
     
  73. SAMİHY

    SAMİHY Yeni Üye

    Lüks konuta olan talep sanal bir taleptir ve toplasanız 10.000 adeti geçmez. Ama üretilen konut sayısı 200.000 civarında. Yani üretilmesi gereken konut neti 100 m2'yi geçmeyen 3+1 ve fiyatı da 300 bin liranın altında olması gerekirken fiyatları 800 bin TL ve üzerinde üretim yapılıyor. Bu nedenle talep az ve sıkışmış durumda. Balonun patlaması hadisesi de fiyatların birden bire yarı yarıya düşmesi değil tabiki. Sektörün yavaşlamasının dalga dalga faklı alanlara sirayet etmesi ve tıkanmasıdır aslında. Bu durum ülkenin en önemli sektörünü paniğe sürüklerse doğacak panik aslında balonun patlaması anlamına gelir.
     
  74. ruat

    ruat Yeni Üye

    Gayrimenkul'ün yatırım tarafında herkesin ıskaladığı bir nokta var. Yatırımcılar ileride değeri atar diye bir ürünü alır ve bu ürüne talep bu şekilde artarsa suni bir pazar oluşur. Yani spekülatif bir taleptir. Spekülasyon malın fiyatını beklenti nedeniyle suni bir şekilde artırır. Konutun ihtiyaç dışındaki talebi biraz bu bahsettiğim gibi oluşuyor. Beklenti fiyatları artırıyor ama reelde böyle bir fiyat yok. Bunun diğer adı da rant aslında. Beklentiler değişirse talep ve rüzgarda tersine dönüyor, yatırımcılar konutları satmaya çalışıyor ama fiyat balon olduğu için talep görmüyor.
     
  75. ozansoy

    ozansoy Yeni Üye

    2012 yılına kadar tüm dünyada bir likidite bolluğu vardı, fed'in politikaları da bu yöndeydi. Bu kaynakların büyük bir kısmı ülkemizde inşaat sektörüne yönlendirildi. İnsanlar milli gelirlin de artışı ile piyasadaki parayı gayrimenkulde değerlendirmeyi tercih ettiler. 1 Yıl içinde 2 katına çıkan konut fiyaları gördük ve iyi prim yaptı dedik kendi kendimize. Şimdi işler değişti, fed para politikasını değiştirdi ve para anavatanına dönüyor, piyasalar nakite sıkışık, para dönmüyor, çekler yazılıyor. Faizler yatırım ve tüketim için yüksek kalıyor. Umuyorum patlamaz ama durum çok iç açıcı görünmüyor, son gelişmeler, ABD ile yaşanan vize krizi, idlib operasyonu işin tuzu biberi oldu, kötü bir tablo var maalesef.
     
  76. SelinL

    SelinL Yeni Üye

    Eğer patlarsa ülkemizin yeni bir ekonomik krizi olur, bu krizin etkilerini düşünmek bile istemiyorum.
     
  77. KerimDeniz

    KerimDeniz Yeni Üye

    Balon var mı yok mu bilmiyorum ama 2014 Eylülde satmak istediğimiz bir evimiz vardı, sonra ne durumda oldu hatırlamıyorum satıştan çektim. 2016 şubat ayında tekrar satmaya karar verdim ve 6 ay önceki fiyatın %20 üstünde satışı gerçekleştirdim. geçtiğimiz günlerde tekrar bir araştırma yaptığımda şubat ayından beri fiyatların %20 daha artmış olduğunu gördüm. Bu kadar kazandıran bir enstrümandan kimse vazgeçmez, hiç bir iş bu kadar kazandırmaz
     
  78. KerimDeniz

    KerimDeniz Yeni Üye

    Sitelerin doluluk oranlarına bakın, her yer hayalet site dolu, site biteli 2 yıl olmuş doluluk oranı % 40. Bu site ne prim yapar, ne kira rayici oturur ne de yatırımcısını mutlu eder, geçmiş olsun.
     
  79. KerimDeniz

    KerimDeniz Yeni Üye

    İstanbulda konut fiyatlarının mantığı matematiği kalmadı. Ülkenin büyük bir kısmı ticaretle mi uğraşıyor, ne kadarı maaşlı çalışıyor. Maaşlar ne kadar ticarette kar marjı ne kadar. Tahsilat ne kadar kolay, çekler yazılıyor mu, senetler ödeniyor mu? Hayat ne kadar pahalı, insanlar birikim yapabiliyorlar mı? Faiz oranları, sermaye birikimi, kira çarpanları gibi bir çok parametre bir araya gelirse ancak o zaman talep oluşuyor. Bu durum bugün bile zorken bir sonraki nesil için imkansıza yakındır.
     
  80. KerimDeniz

    KerimDeniz Yeni Üye

    Norveçte 3 nesildir ev fiyatları aynı ve dede-baba-oğul aynı fiyata ev almışlar. Türkiyede böyle bir ihtimal olabilir mi? Geçmişte olmadı peki gelecekte olabilir mi? İstanbulda fiyatlar kira çarpanları ile 300 ayda dönüyorsa fiyat normal değil demektir. Eğer ev fiyatları normalleşir ve barınma ya da değer koruma amaçlı ev sahibi olmak genel kabul olarak değerlendirilirse ancak o zaman bir stabiliteden söz edebiliriz.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş